Uzun süredir birisi tarafından mesajlanıyordum.Bloglarımda bulunan c-box' larımda.!! Her seferinde ip si alındı! ancak bununla bitmedi. Aynı ''statik'' ip ile hep o kişi olduğunu bildim. Ancak o, farklı kişi isimleri kullanarak da beni yanılgıya düşürmek istedi.!! Ama, bu blogumda banlandığı için diğer bloguma yazma yoluna gitti. Orda da banlanınca, elinde kalan son bloguma 'bir kelime' yazarak ordaki delikten çıkıverdi ortaya. Oysa kim olduğunu da biliyorum. Zorda kalmadıkça kişi isimlerini kendi blogumda kullanmam. Ama sabır da zorlanmamalı.Zavallı kişiliklere asla saygı duymadım. Birisi çıkıp bir arkadaşıyla kontakt kurmak istiyorsa dürüstçe kendini belli etmelidir. Kısacası,buna ya kendi adını da kullanıp reel bir mesaj at,ya da bir şey atma denir. Çalıştığın yerde vakit bolluğun olduğu açık. Minik oyunlar için zamanını boş yere harcıyorsun.Beni takip altında tutup bloglarımda gezineceğine,çoluk çocuğunla ilgilen,faydalı bir iş yap,kendine yara. Her mesajında bir başka kelime ile c-box' uma yem atarak bana bilmece çözdürme amacı gütmen,beni malesef zerre kadar etkilemiyor.Teknik bilgilerin yok denecek kadar az. SON 5 rakamı 150.82 olan statik ip numaranı şimdilik tamamen yazmıyorum. Bana odaklanmak yerine hayatına odaklan.
Yeni öğrendiğim bir haber beni çok sarstı. Lise yıllarımdan bana kalan hatıralar arasında '' O '' da vardı. Çok değerli piyanist hocam Ergican Saydam'ın vefatını duydum. Salı - Perşembe Okul çıkışlarında ona derse giderdim,oldukça yorgun olurdum ancak onunla derste asla uyuklanmaz,dalınıp gidilmezdi ki...
Piyano tuşlarını bana daha da bir sevdiren,yeteneğimi benden daha ciddiye alan,kimseleri kolay kolay öğrenciliğine kabul etmeyen,hayatta en iyi dostumuzun piyanomuz olduğunu öğreten,bana uzunca piyano-solfej dersleri veren ''tatlı dahi'' Ergican Hocam'ı saygıyla anıyorum..
Tom Cruise kızının 3 yaşında bu şekilde giydirilmesine nasıl oluyor da izin veriyor??? Bugün 3.5 yaşında olan bu minik kız Suri, şimdiden(uzun zamandır) yüksek ökçeli ve makyajlı da!!!
Bebekliğinden beri! rujlu, fuşya ojeli, topuklu abiye ayakkabılı,fönlenmiş saçlarıyla gören herkese olamaz dedirttiriyor. Böyle birşeyi kabul etmek zor çocukluğunu '' kadın'' olarak geçiriyor da haberi yok küçücük şeyin.O büyük ihtimalle bunları oyun olarak görüyor.Asıl merakımı cezbeden şey de;sokaklarda halktan birileri Tom'a ya da zevcesine bu konuda bir iki çift laf etmiyor mu??
Üstelik de,epeydir bu çocuk böyle olduğuna göre,ve henüz kemik sistemi gelişimi tam tamamlanmadığına göre ayak kemikleri büyüdüğünde nasıl bir hal alıcak? Koşup oynarken ayak burkma ihtimali çok yüksek olan hassas bir durum var ortada. kimse bu insanları uyarmıyor mu??Bir süre önce çocuğun saçını boyadıkları haberi çıktığında inanmak istememiştim.
Oğullarını kız gibi giydiren anne babaları çok gördük duyduk ama kızını bebeklikten beri yüksek ökçelerle başbaşa bırakan,rujla ojeyle tanıştıran,allık süren anneler babalar yorum yapmayı bile haketmiyor aslında.
Bu iki kitabı çok sevdik elimizden düşürmüyoruz, yarı yıl tatili için verilen nadide ödevler arasında bunları okuyup,kitaptan sınava hazırlanmak da vardı. Bu sayede,Büyük Atatürk'ün hiç bilmediğim köşelerini daha keşfetmiş oldum doğrusu.
Mesela; yaramaz köpeği FOKS un komikliklerini ilk kez öğreniyorum.Zira ben okuldayken salt savaşları üzerinde duruluyordu daha ziyade.
Atatürk hakkında bilinmeyen ''yuvarlak köşeler'' çıktı ortaya okunacak ne güzel.Orda anlatılanlar,genellikle bilinmeyenleri. En sevdiği çiçeğin ''al karanfil'' olması gibi. Kesilen iğde ağacını aramaya çıkan Atatürk'ü...
Onun çiftçilik serüvenleri
En sevdiği çiçek olan al karanfilin öyküsü
Sevdiği atı Sakarya'nın öyküsü
Mustafa Kemal'in nasıl Atatürk olduğu..
Aslında her Türk çocuğunun okuması lazım olan eserler.Çocuk Kitaplıklarına en güzel hediye.
Epeydir şu tv dizilerinde öpüşmeler yüzünden sonu gelmeyen bir kargaşadır gidiyor. Neymiş,Behlül'le Bihter öpüşüyormuş,aman aile yapımızın kanı sulanırmış,çocuklar bunu görmemeliymiş,terbiyesizlikmiş, aile fertleri yanında utanılıyormuş...
Ben anlamıyorum bu mantığı neden! e zira bizim memleketten daha vahşetli,dehşetli haber bültenleri başka bir ülkede yok da ondan. Kesik bacaklar,damardan haberler, kan gölü halindeki kurşuna dizilmiş mekanlar, yarı çıplak mankenler,tecavüzcüler, vs vs ... Üstelik de diğer başka dizilerde de herkesin elinde tabanca tüfek, ya da ağlama duvarları,başka bir şey de yok zaten. Bu saydıklarım aile yapımızı bozmuyor da; öpüşmek bozuyor. Rtük'e sitemim basit: Tv kanallarında yapılan yanlışların hangilerini izleyiciler çıldırma noktasına gelmeden kendiliğinizden farkedip imha ediyorsunuz? ''hiçbirini'' ne yazık ki.....
Korku filmlerini aratmayan; CSİ dizilerine taş çıkartan,içinden uzun reklamlar geçen laubali haber bültenleri değil de iki aşık insanın öpüşmesi mi sizi çileden çıkaran??? Koca Türk milleti öpüşmeden habersiz mi?? Ayıp nerede başlayıp nerede bitiyor?? Niçin halkı korkutan,çocukları ekrandan uzaklaştıran bayağı haberler şikayet akınına uğramıyor?? Bu aşırı sabır ve pısırıklık neden?? Ve niçin halk tepkisini sadece '''öpüşen diziye''' veriyor?? SUSTALI diziler neden rating yapıyor??? Gel de merak etmeden dur işte....