BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


Balkona çık...Balkon açık
Benim hakkımda

mehmed şahin kaçar'ın şiir sitesi

Recent Posts
Menü
Arkadaşlarım
    Baglantılar



    geri | ileri
    31/12/2005 - Şahin Torun-Makaleler

     

     İNSAN VAR, İNSAN VAR...

    İnsan var; insan oluşun miyarını sırf kendi dünyevi cürmü ile hesabederek varlığını koyar ortaya…Ve bu varlık iddiası ile de bütün cürmü,cesameti ve kabahatleri ile yaşadığı yerin, evin, mahallenin, şehrin, ülkenin ve dünyanın sırtına çöreklenip sadece o meşum varlığı rahat etsin diye parazitler gibi yapıştığı yerde kalarak oradan oraya savrulan bir yük olur…
    İnsan var; insan oluşun miyarını sırf yaratılmış ve süre verilmiş olmanın bilinciyle süsleyerek varlığını koyar ortaya…Ve bu varlık bilİnci ile de  bütün güzelliği, inceliği ve eşrefi ile yaşadığı yeri, evi, mahalleyi, şehri, ülkeyi ve dünyayı sırtına yükleyip sadece onu halkeden yüce kudret hoşnut olsun diye kulluk edenler gibi adım attığı her yerde parıldayarak dört bir yanı ışıtan bir kandil olur…
    Aldıkça almak ister birisi ve hatta öyle isterki; sevgili Vedat AYDIN'ın söylediği gibi dua ederken bile sonuna kadar gerdiği kol ve parmakları ile gökyüzünü yere indirmek istiyor sanırsınız…
    Verdikçe vermek ister ötekisi ve hatta öylesine vermek isterki; elindeki iki dinarın ikisini de verip her şeyinden vazgeçtiği halde daha çok verenlerin karşısında boynunu büken Hz.Ali gibi aslında o iki dinarın her birinin atomlarına kadar işleyen bir arzuyla verir…
    ***
    Yüksünmemeli insan ve kendinde bir şeyler vehmetmemeli…
    Zira kim hangi kantarda ne kadar ağır gelirse gelsin dünyanın sırtına yüklediği ağırlığını bir şey sanmasın…
    'Allahın arzı büyüktür…' ve o istediği müddetçe kendini bir şey sanan her ağırlığı çekecek kabiliyettedir…
    Ve aslolan maharet ise o büyük ve kabiliyetli dünyanın sırtına çökmek değil, hiç olmazsa cürmü kadar bir parçasını yüklenebilmenin idrakinde gizlidir…
    ***
    İnsan, dünya ve yük arasında kurulan ilişki böyledir işte…Kimi hadsiz hesapsız bir arzuyla sırtına çöktüğü her değerle kendisini bir elden diğerine aktarılan bir emtia mesabesine düşürürken, kimi de hadd ve hesap bilen bir idrak ile sırtında omuzlarında ve başının üzerinde gittiği her yere rengini veren bir değer taşır…
    En son durakta ise kendi kendini taşıta taşına evi, mahalleyi, şehri, ülkeyi ve dünyayı yorduğunu sanan bir ahmaklığın ecri ile, damarlarına ve ilkilerine kadar taşıma bilinciyle yüklü bir tefekkürün ecri kasrşılar insanoğlunu…
    İşte tartının en doğrusu da, ağırlığın kimde olduğu da asıl o gün çıkar ortaya…
    Ve sırtına bindikleri değerlerin hakkını nveremeyen nice yükler birer birer yere düşerken omuzlarında değer taşıyanların sırtlarında ve omuzlarında birer  nakış gibi duran yorgunluğun izlerinden karaNfiller,güller devşirilir…
    Böyledir işte taşıtan insan ile taşıyan insanın serencamı ve encamı…
    Düşünmek gerekir…

     

    * Yazarın diğer yazıları için tıklayınız:

     

    http://www.erzurumgazetesi.com.tr/erzurumgazetesi/yazarlar/yazar_oku.php?id=776&yazar=%DEahin+Torun


    Yorum Yaz! :: Arkadaşına gönder!