BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
Benimblog.com satilikir / is for sale: info@anahaber.com




Başlıksız Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

Her Yerde Kar Var..22/12/2008

Photobucket

 

Her yerde kar var kalbim senin bu gece
Her yerde kar var kalbim senin bu gece
Belki gelirsin sen bakarken pencereden
Gözler yanlız özler karda senden izler

Yürümek karda zordur
Gelirsen bak aşk budur
Dönsen köşeden şöyle
Şarkı söylerim böyle

Yağma kar dur artık
Bak buz oldu kalbim
Yağma sesimi duy
Belki gelir sevgilim

Göz yaşım dur düşme
Gelmeyecek düşünme
Kes ağlamayı artık
Bak oldu bana yazık

Karda zordur yürümek
Anladım gelmeyecek
Dünya oldu bana dar
Neden yağdın söyle kar

Dünya oldu bana dar
Neden yağdın söyle kar...?


(Yazar (¯`·._.·[ YAKAMOZLAHERSEYY]·._.·´¯))
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Mektuplar21/12/2008

Mektuplar, mektuplar
Birbirini kovaladı günlerce
Masamda ardı sıra boş kağıtlar
Ellerim mürekkepli,
Sen ayrıldığından beri yazıyorum
Nereye gideceğini bilmeden.
Mektuplar mektupları doğurdu
Caddeler ıslak ve boş kaldı
Sen gittiğinden beri
Gökyüzü her gün ağlıyor
Hıçkırıkları inletiyor beni
Bir başınayım penceremde
Yalnızlıkla konuşuyorum.
Mektuplar sel oldu gitti
Kelimeler heceye esir düştü
Sözler yarım kaldı
Artık anmam 7.Sokağı
Beni bıraktığın günden beri
Güneş de selamlamaz oldu
Sevgi çiçeklerim soldu
Karanlıklar hüküm sürüyor.
Mektuplar, mektuplar
Yıllarca aradı seni
Bulamadı bulamayacak da
Ellerin ellerime
Gözlerin gözlerime
Değmeyecek bir daha
Kalbim adalarda kalacak denizlerin olacak
Bir tek senin karan olmayacak
Ve bu defter yine boş kalacak…


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Seni Gördüğümde21/12/2008

Seni gördüğümde
Elim ayağıma dolanır
Dilim tutulur da konuşamam
Duygularım yüzümden okunur
Hafif bir tebessüm iner şakaklarına
Gözlerim kalbini görür
Seni gördüğümde.
Seni gördüğümde
İnan bana ben, ben değilim.
Başka bir alemdeyim sanki
Ruhumdan uzak
Uçuyorum yıldızlara doğru
Elinden tutmuşum
Seni gördüğümde.
Seni gördüğümde
Gözlerin benden kaçar
Dudakların titrer de bakamazsın
Kirpiklerin ıslak
Bu inen son nemdir yüreğine
Ayrılık sirenleri çalar hep
Seni gördüğümde.
Seni gördüğümde
Şarkılar yarım kalır
Mevsim yaprak döker
Hüzünle doldurur caddeleri
Şehrin bütün ışıkları söner
Gecenin karanlığında bir ben
Ağlarım şimdi
Seni gördüğümde…

 

Çetin Cora


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

İlk Defa21/12/2008


İlk defa bugünlerde başladım şiir yazmaya
Belki de sevmeye aşık olmaya
Dünyanın en güzel duygusunu tatmaya
Evet, ilk defa başladım.
Saçlarının kumral,gözlerinin kara,saçlarının kara
Tenininse toprak olduğunu söylemeye
Elini tuttuğumda kalbimin ilk defa çarptığını,
Gözlerine baktığımda zamanın durduğunu,
Dudaklarını öptüğümde ise benliğimden çıktığımı
Hissetmeye başladım ilk defa…
O günlerde diyemezdim
Sana bağlandığımı, senden hoşlandığımı.
Yapamazdım
Seninle şöyle oturup hoş sohbet etmeyi.
Bilemezdim
Seni, seninle olmayı ve seni yaşamayı.
Utanır kaçardım
Yüzüne bakmaya ellerini tutmaya.
Nabzım fırlardı ama kalbim vuramazdı
Söyleyemezdim derdimi
Oturup köşede öylece kifayetsiz kalırdım
Dudaklarımın arasından çıkamazdı o iki kelime:
^Seni seviyorum^.
Ama artık diyebiliyorum
Anlatabiliyorum derdimi
Kendimi ifade edebiliyorum
Sevmeyi sevilmeyi biliyorum.
Bu yüzden ilk defa başladım
Doğayı insanları sevmeyi,
Uçan kuşa ^Merhaba^ demeyi,
Güneşle kucaklaşıp yıldızları okşamayı,
Sevdalılar Rıhtımında şarkı söylemeyi
Kısacası yaşamayı ilk defa,
İlk defa seninle öğrendim Ege kızı.
Ve ilk defa bugünlerde başladım şiir yazmaya.

Çetin Cora

 


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SEN KALBİMİN SESİSİN21/12/2008

  

Öyle bir yaşa ki, hayat seni kıskansın.Öyle bir sevki, ölüm sana acısın. Öyle bir dost ol ki, dostun olmayan utansın... “

utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer    

ßa$ka Tene ßµLa$mI$ kirLi SaßahLarIn var Senin ¡! ßoyµnµ a$mI$ ßüyük qünahLarIn var !. 1 Leke qißi kaLsIn aLnInda ihanetin..!¡ mAh$ere dek SüreCek ßendeki ßµ Nefretin..!¡ Koptµqµ yerde ßIrak ßµ MaSaL ßöyLe ßitSin.! 1 Zaman " her$eimdin" artIk " hiCßir$eimSin ¡!

ESKİ BİR DOSTU GÖRDÜM 

SENDEN BAHSETTİ

EVLENİYORMUS HABERİN VARMI DEDİ

ISLANDI GÖZLERİM BİRDEN

YİNE SORDUM ESKİSİ  GİBİ

'' YA NİŞANLISI KİM?''

BASİN EĞEREK KONUSTU

KARSINDAYIM

BENİ AFFET

BENN 
_senmiydin sevgilimi çalan? anladımki dostluklar yalan sen olamazsın bu canımı acıtan beni sırtımdan vuran

SENN
-benmiydim seni böyle yakan sevdiğine kem gözle bakan bilmiyordum onun senle olduğunu nasıl yaptım sana bunu

BENN
-ben onu delice sevmiştim gözlerine cennet demiştim bir daha hiçbir gülen göze inanmam yıkılırım ben hala....

SENN
-çıkarsızca sevdim ben onu böylemi olacaktı sonu sen de yandın bu aşkta bak bende yandım Hak etmedik biz bunu!!!
BENN
-ilk bahar kışa döndü bu zalimin yüzünden Dostum senin bir suçun anlıyorum gözünden

SENN
-seni üzgün görmektense bu kalbimi yakardım öleceğimi bilsemde aranızdan çıkardım

BENN&SENN
-evet sende bende yandık bir şeytanı melek sandık bu hayattan bir ders aldık İki dost biz bize kaldık hadi boşwer dostum o utansın

 

 

 

              BAŞLIK YOK         

                   O siyah gözlerini gördüğüm akşam,
                                                               Kayboldum gözlerinin karasında.
                                                               Öyle bir tutku ki, delicesine,
                                                               İşledi ta iliklerime.
                                                               Sandım ki, o an, zamanın durduğu andı.
                                                              Ruhum eridi, bir gölge gibi,
                                                              O siyah gözlere kandı.
                                                              Bilmem ki, o akşam mı? 
                                                              Yoksa o gözler mi daha siyahtı?
                                                              O gözler.
                                                              Ah o gözler!
                                                              Sanki amansız bir silahtı.
                                                              Çevir bakışlarını benden,
                                                              Bakma.
                                                              Bakıp da yakma,
                                                              Desem de aldırma.
                                                             Sen bak yine, sen yak yine,
                                                             Razıyım yanmaya gözlerinin ateşinden.
                                                             Duysan da bir feryat, göğsümün sol köşesinden
                                                            Bu, yanan kalbimin inlemesidir.
                                                            Gitme!
                                                             Sensizlik dayanılmaz,
                                                            İşte bu, ölümün ta kendisidir


Her sabah kalktığımda
Yaşamak için tek neden, sen varsin
Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var


                                                                        Seni seviyorum
çünkü,
Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin,
Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi.
Ama alelade bir renk değil,
Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk.
                                                                                          

                                                                                    Seni seviyorum
çünkü,
Bu soğuk günde içimi ısıtan bir esinti gibisin.
Hafiften esiyorsun,
iliklerime işleyerek.
Sonrada kaybolup gidiyorsun,
Daha nereden geldiğini anlamadan
                                           
                                                                         
 

  Liselim nerde şimdi

Benim aşkim bitmedi liselim

Başkasinin olsanda sevdim inan seni

Bana güldüğün o günleri

Unutamadim benim  tek sevdiğim liselim

 

Lisenin hali başka

Liseli doğma aşka

Hele birde sevdiğin varsa

Liseli ölmez asla

   
 Seni seviyorum
çünkü,
Seni sevmekten başka bir şey gelmiyor içimden.
O kadar doğal ki bu duygu
Ruhumun derinliklerinde,
Sanki doğduğumdan beri var.
Sadece ortaya çıkmak için seni bekliyordu.
                                             
674775gn7s5deya9
                                                         Seni seviyorum
çünkü,
Sensiz bir yaşamı artık düşünemiyorum
Sensiz bu kuru dünyada yaşamaktansa,
Ölümün soğuk nefesini öpmeyi
Bir daha hiç seni görmemektense
Hayata arkamı dönmeyi tercih ederim.
                                          
                               anim11.gif

                                                       Seni seviyorum
çünkü,
Ne zaman bir aşk şiiri duysam,
Mısralardan sen akıyorsun.
Ne zaman eski bir şarkı gelse kulağıma,
Gitar telleri arasından süzülen notalar,
Seni getiriyor bana.
                                             

                                                                          Seni seviyorum
çünkü,
Sen hep benimsin.
Gözümü kapatmam yeterli…
Orada sen benimlesin
Gözümü kapatmam yeterli…
seni görmem için.
Tatlı narin tenini...
                              

                                                                               Seni seviyorum
çünkü,
Gözlerinin içindeki binlerce yıldız,
Gecenin karanlığını delip geçiyor.
Sana bakarken kendimi yıldızlara tepeden bakıyor gibi hissediyorum
                   
                                                                      Seni seviyorum
çünkü,
Benliğim sana ait.
Sen onu buruşturup çöpe de atsan,
Kalbine yakın bir yere de koysan.
Tanrım!
O kalbine yakın sıcak yerde olmak isterdim...
                                         
                                                                             Seni seviyorum
çünkü,
Sen sensin.
Ama sen beni
Ben olduğum için seviyor musun?
Onu kim bilir.

                                      

   
                                                                 Seni seviyorum
çünkü,
Seni sevmeyi seviyorum.
Seni koklamayı seviyorum.
Sana dokunmayı seviyorum.

                                                       Seni seviyorum
çünkü,
Saçların ellerimin arasından kayıp giderken,
Dünyadaki cenneti bulmuş gibiyim.
Bir an elimde tutuyorum o cenneti.
Bir an sonra belki de
Tamamen ellerimden kayıp gitmiş olacak.
                                                 
Image Hosted by ImageShack.us
                                                Seni seviyorum
çünkü,
Ben hiç bir kadın için şiir yazmadım,
Bu hep tuhaf gelmişti.
Ama şimdi
Senin için şiir yazmamak tuhaf geliyor.
                            
                                                                  Seni seviyorum
çünkü,
İçimde bir umut var.
Bu şiiri belki başucuna koyarsın.
Kim bilir belki yanına da kırmızı bir gül...
                           
                                                                  Seni seviyorum
çünkü,
Tanrı çiçekleri yaratırken
Seni de onlarla beraber yaratmış
Papatyadan güzel,
Zambaktan asil,
Manolyadan tatlı,
Gülden daha güzel kokulu.
                                                    
                                                                  Seni seviyorum
çünkü,
Güzelliğine melekler imreniyorlar.
Dünyada ise,
Ölümlüler arasında
Galiba bir tek benim gibi bir iki şanslı
Onu fark edebiliyor.
                               
                                                                 Seni seviyorum
çünkü,
Ölene kadar
Yok olana kadar
Seninle olsam,
Bu herhalde bir ceza gibi gelir,
Daha çok senle olmadığım için.
                               
                                                                    Seni seviyorum
çünkü,
Senin tarafından sevilme fikri bile
Bir insanı hayatı boyunca mutlu edebilecek kadar güzel ve...
                               
                                                                    Seni seviyorum
çünkü,
Seni anlatmak için mısralar yetmiyor.
Düşünüyorum bir gecede bunu yazarken,
Acaba kaç şair seni anlatmak için
Binlerce mısra yazdı.
                                                        
                                                                  Seni seviyorum
çünkü,
Senin gülümsemen güneşin doğuşu gibi,
İnsana her şeyi unutturuyor,
Sadece seyredip tadına varma hissi uyandırıyor.
                                                                          
                                                                       Seni seviyorum
çünkü,
Bu kadar nedenden sonra bile
Seni ne kadar sevdiğimi anlatamadım...    


                                                          
 

                   KADER UTANSIN

El  ele tutuşup konuşamadık

Dizdize geldik konuşamadık

Arzumuzla sevdik konuşamadık

Üzülme sevdiğim kader utansın

 

Aylar oldu yüzünü görmedim

Neden ayrı düştük inan bilemedim

Doğuştan şansızım gülemedim

Üzülme sevgilim kader utansın

 

Hayat bir masalmış bilemedik

Göz göze geldik  gülümsedik

Kimseye mutluyuz demedik

Üzülme sevgilim kader utansın

                                                                  

 

Lanet Olsun

DELI KESIK BAKISLARIN
YÜREGIMDE OLDU YANGIN
SENI ANLIMA YAZANIN
KALEMINE LANET OLSUN...

ESTI DELI LODOS YINE
AKDENIZ YINE AZGIN
SENSIZ DUYDUGUM EZANIN
SABAHINA LANET OLSUN...

BENIM YÜREGIMI ACIZ BIRAKAN
ELE GÜNE MUHTAC EDEN
BIZIM ASKIMIZ BITTI DIYEN
YÜREGINE LANET OLSUN...

GECELERI GÖNLÜME HÜZÜN CÖKER
AYRILIGIN KINI NEFRETI SANMAKI BITER
YÜREGIM SANMAKI BASKASINI SEVER
SENI SEVEN YÜREGIME LANET OLSUN...

EVET DEMEDIM HAYIR DEMEDIM
SANA GÖNÜL VERMEDIM
SENI TERK ETTIM DIYEN
DILINE LANET OLSUN....

 

 

Image Hosted by ImageShack.us

 BEN

Seni sevmekten başka

Hiç bir şeyden dönmeyen

Aşkın esiri olmuş

Zavallı biriyim BEN

Sevmeyi ezberleyip

Sevilmeyi bilmeyen

Ağlayan biriyim BEN

Aşık olduğum günden

Bu günedek düşüncem

Senden başka düşüncesi

Olmayan biriyim

BEN

 

 

  

 

 

                                                

Mutlu Olamadim...Sevmek istedim...Yasamak istedim..

Olmadi...Yapamadim...

Hani Derler Ya Olmayinca Olmuyor Benimkiside O misal....

Bu Dünya'da Mutlu Olamadim Belki..Ýnsallah Öbür Dünyada Mutlu Olurum.....

DÜNYADA ÖLÜMDEN BASKASi YALAN...

  

ALNININ YAZISI

Ezberledim yoklugunu, sensiz gecelerde,
Alistim diyemem canim sensiz yarim kaldim,
Unutursun diye beni gittigin yerde,
Ben o gün bugündür, uyuyamadim..
Günler sensiz, delip geciyor,
Farkindamisin yar, ömur de bitiyor,

Cok aski gezdim, ben imkansizi
sectim,
Gel görki senden vazgecemedim !
Alninin yazisi, ömrunun yarisi,
Basinin belasi olmaya geldim.......

 

chechen

BEKLEYECEGİM

Günler uzayıp aylar olsada

Aylar uzayıp yıllar olsada

Aşkın ile beni yaksanda

Bir g&

(Yazar Sevdan İle)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

     
SEVGİLİYE DEVAM20/12/2008
Image Hosted by ImageShack.us

 

Gittin sen bana gitmek için
Gelmiştin
Geride yavaş yavaş eriyen
Bir kurşun bıraktın
Bıraktığın şekilden çok
Daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla
Eskisi gibi olamayacak
bir kurşun
Gerçekten bir daha hiç bir şey
ESKİSİ GİBİ OLMADI

Hayatın şu yorgun ve doyumsuz yalanları arasında kaybolan yıllarım… Ve değer veripte ulaşamadığım sevgimin arasında kaybolup gidiyorum… Ve yorulduğumu hissediyorum…

Ağlıyorum tanıdıkça ÇİRKİNLEŞENLERE.
Mutlu olmayı Özledim...
 
su hayattır dedim. hayatın ta kendisi hatta. mavi ise aşktır, sevgidir, tutkudur dedim.

 eller kalptir. kalpten geçenleri anlatır, dokunur, okşar, sever...
 gün gelir, el bir gün mavi olur. boyamak ister başka bir kalbi, başka bir eli. 
 rengi; içine ne kadar su girerse o derece açılır, yıpranır...

 



 

Kayıp kentin güzel insanı.
Rüzgar esermi sizin oralarda?
Ve
Umut türküsü söylenirmi
Sevda misali?
Yada Buradan sesimiz duyulurmu
Bir SELAM desek dosta...

Gidiyorum buralardan yalınayak ve üzgün önümdeki uçurumlara aldırmadan İ...M...K..A..N..S.I..Z..I..M.. varsın hayallerim kurduğum yerde kalsın o gerçekleşmeyen hayallerim. ardımda yaralı bir yürek kederli bir ömür ve yoksul anılar bırakarak çekip gidiyorum sevdiğim hoşçakal gönlümün nazlısı, bağrımın sızısı hoşçakal gidiyorum başım önümde, gözümde nem duramam artık ey aşk, ey sevdiğim hüzne ve kedere boğulduğum bu şehirde duramam hiç bir anı kabul etmiyor beni bedenim buz gibi soğuk yüreğim param parça keder kış kadar soğuk ellerim ardımda yoksul bir sevda ve bana ait ne varsa bırakıp gidiyorum sevdiğim hoşça kal anlımın yazısı, kaderimin küskünü hoşçakal bütün yaprakları dökülmüş dalları kırılmış bir ağaç gibi hıçkırarak ve bırakarak ardımdan sırtımı yasladığım çınar ağacını yaslı meçhule giden acılar yüklü bir gemide uğuldayan rüzgarlara sarıp sesimi şarkıların sustuğu, aşkların vurulduğu limanlara gidiyorum sevdiğim hoşça kal kırık sazım, sevdamın yaralı türküsü hoşçakal bir yıldız daha kaymadan gözlerimden yüreğimden bir arzu daha sönmeden gidiyorum ey aşk, ey sevdiğim bir daha yağmamalı bu ihanet yağmurları ağlamamalı bu yürek bir daha bir acıyı, başka bir acıyla sarıp alıp dağların ve yıldızların gölgesini yüzümde kış, bakışlarımda kar yorgun akan bir ırmak misali kimsesiz sokaklara bırakıp yanlızlığımı gidiyorum sevdiğim hoşça kal gecelerimin yıldızı, karlı dağların yalnız kızı hoşça kal bütün borçlarını ödedim bu sokakların, alacağımı aldım geri dönmez bir mevsimdeyim artık, duramam ey aşk bu şehre sığamam bu hüzünle yoksa acılar üşütür beni kar kavurur anılarımı donar bakışlarım üşürüm... üşürüm ey aşk sorma nereye, hangi dağın ardına? ne kadar uzağa varır yolum? kim yoldaş olur bana ? dönüp gelir miyim yine bahar geldiğinde ? çiçek açtığında mor dağlar sorma sazımdaki hüznü içimdeki sızıyı boynu bükük karanfilimi ve yüreğimin yangınını bırakıp rüzgarlara sırılsıklam yalnızlığımı alıp yanıma gidiyorum hoşça kal bağrımın ateşi, kalbimin ahı, mühür gözlü yar hoşçakal...İMKANSIZIM HOŞÇAKAL  

 

<
(Yazar OKTAY HAKAN ATIL)
Baglantı
...18/12/2008

 

Kocaman bir yalnizlik büyüdü yüregimde bu gece..dokunamadigim yüzün asili kaldi gözlerime, gözyaslarimla öptüm seni, incinme yar...soguk bir ekranin soguk yüzünde hic benim olmayan ve hic olmayacak seni, gizlice öptum.. affet yar...öyle varsinki bende benligimde bedenimde yüregimde..yalnizca yazabiliyorum seni, yazarkende yasiyormus insan sevdayi yar..ve ben sadece  kaderime düsen kadarini yasadim seninle.. daha fazlasi yokmus...seni yazmaktan yorulmayan  parmaklarimda bir agri , seni sevmekten hic usanmayacak yüregimde tarifsiz bir aci var  bu gece.. bir telas harflerimde, biran önce kacip gitmek istiyor gibi bir bir ardina siraliyor beynim cümleleri...kim bilir ayni anda bir sarkiyi mirildanirken düseriz birbirmizin aklina ama sen benim aklimdan hic cikmiyorken bu bile bir ihtimal iste...aynaya baktigim gözbebeklerimde duruyorsun halen ve  bundan sonra aynalara bakmayida yasakladim kendime.. iskence diyorlar bu yaptigima, kendime iskenceymis..senin yoklugun degilmiki en büyük iskence yüregime..senin bir hayal, senin kisacik bir masal, senin  bir ask öyküsü saydiklarin benim hayatimdi..ne cok isterdim yurdugun sokaktaki yuzlerden biri olmayi, kaldirinca basini seninle gozgoze gelip gozlerinin icinde durmayi..gunluk hayatinin icindeki kosusturmacalarin icindeki, bir alisveris merkezinde unuttugun bir poseti ardindan getiren tezgahtar kiz olup uzatirken ellerine poseti ,dokunabilmeyi parmaklarina..yada her is cikisi iyi aksamlar dedigin o insanlardan biri olup sesinin sicakligini yüzümde hissetmeyi..yada her gece basini yastiga koydugunda iyi geceler diledigin allah kahretsin ben senin hic biseyin olmusken istediklerime  bak...koskoca bir hicim senin icin..... neden imkansizdin neden imkansizi sectin yüregim neden neden neden.... beynimde cinlayan bu seslerden cok yoruldum, her gece bana yuregimin bunu soylemesinden yoruldum " o bizi hic sevmedi " diyen yüregimi teselli etmekten yoruldum.. imkansizim bu geceki son ugrak yerimdi burdanda cekiyorum ellerimi..

Ben seni cok sevdim ve  biliyorum ki bu sevgi benimle sonsuza kadar yasayacak..

hüzün

 


(Yazar imkansızım)
1 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

BU ŞARKI BİZİM OLSUN2008-12-14

dönmez olsun dönmez olsun
sensiz bu dünya dönmez olsun
sönmez olsun sönmez olsun
içimdeki ateş sönmez olsun

bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım olsun

görmez olsun görmez olsun
sensiz bu gözlerim görmez olsun
sevmez olsun sevmez olsun
kalbim başkasını sevmez olsun

bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım -olsun

geçmez olsun geçmez olsun
sensiz bu ömrüm geçmez olsun
gelmez olsun gelmez olsun
ayrılık bize gelmez olsun

bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım olsun

ALINTI


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Baglantı

BU BIR ITiRAFTIR14.12.2008

Yüzün düşünce aklımda, boyumdan büyük cümlelere asılıyor, bildiğim tüm cümleleri dolduruyorum namlu ağzına, sorgusuz sualsiz akıtıyorum gözyaşlarımı sen geçen tüm harflere.
Ve bu şiirlerde, yüzümdeki yorgunluğun izlerini görüyorum.
.
İhtilaller koparırken içimde, en militan kelimeleri dayıyor şakağıma, kaçak bakışların adresi oluyorum.

Tüm şehrin ışıkları dans ederken yokluğunda “bize ağlarım…”
Ağzımda kırık dökük bir türkü, yokluğuna adanmış bir yığın ağıt.
Dudağımın uçurum kenarlarından düşmenden korkarım.

Göz bebeklerimi uyuturken masalımızla, ağlayan bir kalemin kucağında uyuya kalıyor; rüyalarımda uykusundan kaçmış lal bir deliyi oynuyorum..

Bir araba geçiyor hayallerimin üzerinden, darp izlerinin yolları sana çıkıyor.
Kusmuş olsam da sana ait birikmişliği bir intihar dolaşıyor yutkunuşlarımda..

Sensizliğin tadı, ağlamaların bile tuzu kalmadı..
Mevsimler gibi şaşırıyor yolunu cümlelerim,
İkinci vakti yağan telaşlı yağmurlar gibi, al beni..
Nasıl olsa çıkmaz sokağımsın, en bitik hücrelerime saldırsan ne olur?
ALINTI


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SUS NE OLUR14.12.2008

Geceyi biraz daha uzat
Yüzüme çarpan
Bakışlarında söksün şafak!
Nasılsa gideceksin
Ve göçeceksin ellerime değmeden
Yitikliğim tescillensin adımlarında bırak...

Sus ne olur...
Ve uyumayalım bu gece
Ömür eksilten soruları da bırak artık

Lal düşmek yakışır ortasına ayrılığın
Dilimde kanıyorken metruk her hece...

Gizlimiz saklımız kalmadı
Hem
Sevişmek de gelmiyor içimden
Açabilirsin artık perdeleri...

Köpüğünü kaçırmazsın bilirim
Üstelik şeker falan da istemem
Sade içilsin bu vedanın kahvesi..
Okan Savcı


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SABRI ANLAT BANA14.12.2008


Özlemi anlat bana...
Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
Nereye konarlar yorulduklarında?
Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
Ümitsiz ümitleri anlat.
Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana...


Sevgilerin nihayetini anlat...
Nasıl biter bir sevda?
Yakıp, yıkılan umutların külleri
Nereye savrulur sonunda?
Ben sustukça sen anlat...
Hüzünlerine geldim,
Bir damladan derya yaptığım hasret
Ve
Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
Al kat acılarımı acılarına...


Hep vuslatı düşünürken savruldum
Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
Hayat körebe oyunuydu
Sobelendim yaşanmamışlıklara

Anlat, merak ediyorum
Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda?

ALINTI


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

BİTKİLER VE YARARLARI14/12/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

ZERDEÇAL

15 mucize bitki 14

Tarih: 10:15, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SOĞAN

15 mucize bitki 13

Tarih: 10:14, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

PELİN OTU

15 mucize bitki 12

Tarih: 10:13, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SEMİZ OTU:

15 mucize bitki 11

Tarih: 10:12, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

NAR:

15 mucize bitki 10

Tarih: 10:12, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

MEYAN KÖKÜ

15 mucize bitki 9

Tarih: 10:10, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

MAYDANOZ:

15 mucize bitki 8

Tarih: 10:09, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

KUŞBURNU

15 mucize bitki 7

Tarih: 10:08, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

KEREVİZ:

15 mucize bitki 6

Tarih: 10:07, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

KARABAŞ OTU

15 mucize bitki 5

Tarih: 10:06, 10/7/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

<- ÖNCEKİ SAYFA | SONRAKİ SAYFA ->

(Yazar Sevdan İle)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

HASTALIKLAR VE BİTKİLER14/12/2008
Tiroid hormon yetmezliği (hipotiroidizm)

     Tiroid'in salgıladığı hormon vücudumuzun ihtiyacını karşılamayabilir. Bu duruma “hipotiroidizm” diyoruz. Tiroid yetmezliğinin bir çok nedeni vardır; bu neden tespit edilmelidir:

     

1) Doğuştan tiroid yetersiz hormon üretebilir.

     

2) Tiroid ameliyatı sonrasında kalıntı tiroid dokusu yeterince hormon üretebilir.

     

3) Tiroid yaşlandığı için yetersiz hormon üretebilir.

   

4) Tiroid hücrelerinin hormon üretimini bozan bazı psikiyatrik ilaçlar kullanılması sonucu tiroid yetersiz hormon üretebilir.

     

5) zehirli guatrın uzun süreli hapla tedavisi sonrasında tiroid yeterince hormon üretebilir.

     

6) Radyoaktif iyot tedavisi sonrası verilen tiroid hormonu yetersiz kalmış olabilir.

    

7) Cerahatli olmayan bir iltihap sonrasında tiroid hücreleri harabiyete uğradığı için yetersiz hormon üretebilir.Bu iltihaba "tiroidit" denilir. En sık karşılaşılan tiroid hormon hastalığıdır. Bu iltihapların en sık görüleni de Hashimato hastalığıdır.                  

     

Hastalarda başlıca şikayetler; saçlarda kabalaşma ve  matlaşma, ciltte kuruma, pullanma ve dökülme, istemediği halde kilo alma, rejime rağmen kilo verememe, kabızlık, çarpıntı, isteksizlik, cinsel isteksizlik,  sık sık bunalıma girme, bel-omuz-sırt ağrısı, çabuk yorulma. Dil büyümesi gibi ilginç şikayetler dahi görülebilir.

    

Bu hastalarda, kandaki prolaktin (kadınlardaki meme ve emzirme hormonu) düzeyi yükselebilmektedir. Hatta aynı hastalarda bu prolaktin yüksekliğine ilaveten MR ve tomografide aynı "prolaktin salgılayan hipofiz tümörleri"ndeki gibi hipofiz büyümesi de görülebilmektedir. Bu hastalarda tiroid yetmezliğinin gözden kaçırılması sonucunda "agresif prolaktin fazlalığı tedavisi" ve hatta "hipofiz ameliyatı" uygulanabilmektedir. Halbuki asıl hastalık olan tiroid hormon yetmezliği tedavi edilmeden bu agresif tedavilerle sorunu çözmek mümkün değildir. 

      Yapılacak tetkiklerden sonra teşhisin doğrulanmasını takiben eksik olan tiroid hormonunu vererek çok hızlı iyileşme sağlamak mümkündür. Burada en önemli nokta yeterli hormonun verilmesi ve “ince ayarın” yapılmasıdır. Bu hastalar ömür boyunca ilaç kullanmak zorundadır. tedavide kullanılan Tiroid hormonunun standart dozu yoktur. Bu nedenle her hastada yapılacak ölçüm ve takiplerle gerçek ve doğru idame dozu bulunmalıdır.

       TİROİDİT NEDİR?

     Tiroid bezesinin "cerahatli olmayan" iltihabıdır. En sık karşılaşılan şekli  Haşimato (Hashimato) tiroiditidir. Bu tiroiditin başlangıcı genellikle hasta tarafından hissedilmez. Hastaların bir kısmında erken dönemde kısa süren bir “yüksek tiroid hormon” dönemi vardır. Hastaların çoğu, bu yüksek hormon döneminden sonra düşük hormon dönemine (hipotiroidzm) girerler. Yüksek hormon döneminde “agresif” zehirli guatr tedavisi yapmak hastaların hızla hipotiroidizme girmesine neden olur.Tüm tiroidit hastalarında temel tedavi prensibi, hastalığın hekime başvurduğu döneme göre tedavi edilmesidir.

      TİROİD ANTİKORU NEDİR?

      Vücut bağışıklık sisteminin normalde mikroplara karşı ürettiği proteinlere antikor adı verilir. Bağışıklık sisteminin “yanlışlıkla” veya "şaşırarak" ürettiği bazı antikorlar, tiroid bezemizdeki hücrelerde bulunan peroksidaz enzimi ile tiroglobulin isimli moleküle karşı etkili olurlar. Bunlara oto-antikor denilir. Bu antikorların teşhiste en yaygın olarak kullanılanları anti-TPO ve anti-TG antikorları olarak isimlendirilir. Bu antikorların ölçümü guatr türünün anlaşılmasında ve tiroidit hastalığının (tiroid bezesinin iltihabı) tanısında çok önemli olabildiği gibi bu hastalığın daha sonraki takibinde de kullanılmaktadır.  Zehirli guatr ve Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditi'nde) bu antikorlar yükselir.


Tarih: 04:38, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Topuk Dikeni

Topuk Dikeni
     Topuk dikeni çok yaygın bir sorundur. Topuk kemiği altında yani ayak tabanında bir kemik uzantısı oluşur. Bu uzantı ya da diken, sert tabanlı ayakkabılarla sert zeminlerde yürüyüp koşma sonucu yada artrozu olan ileri yaşlardaki kişilerde sıklıkla görülür. Ayrıca aşırı kilolularda, uzun süre ayakta durarak çalışanlarda ve bazı romatizmal hastalıklarda görülür. Ayak tabanında topuk üzerine bastırıldığında ağrı vardır.

      Plantar Fasiit

      Bu rahatsızlığı olan kişiler, uzun bir dinlenme süresinden sonra örneğin, sabah kalktıklarında ilk adımlarını atarken daha fazla olan, yürüdükçe azalan ancak, günün ilerleyen saatlerinde ayakta dururken yine artan topuğun tabanından ayağın iç kısmına doğru yayılan bir ağrı duyarlar.

      Ayak tabanında ve deri altında, topuktan başlangıç alıp parmaklara dek uzanan yelpaze tarzında bir kalın lif tabakası vardır. Bu tabakaya plantar fasiya denilir. Bu fasiyanın asıl fonksiyonu, kas ve kemikleri korumanın dışında, ayağa, yandan baktığınızda iç tarafındaki eğimi vermektir.
    Her yaşta görülebilir, ayak tabanına gelen ve sık tekrarlayan travma, spor aktiviteleri, aşırı yürüme ve ayakta kalmayı gerektiren işlerde çalışanlarda görülebileceği gibi, kilolu ve ileri yaşlardaki kişilerde daha sık ortaya çıkar. Genellikle topuk dikeni ve plantar fasiit birlikte görülür.

Tarih: 04:33, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Ülser

Ülser

     Dil ülseri

     Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir. Diğer dil yaraları, hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir.

    Mide ülseri

     Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin - Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.

     Onikiparmak bağırsağı ülseri

     İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.

     Ülser
     Deri ya da mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokularıda etkileyen açık yara.

     Ülseratif kolit
     Kalın barsakla rektumun, kronik iltihabı ve ülserasyonudur.

     Ülseratif kolitis
     Stres sonucuda ortaya çıkanbilen ve kalın bağırsakla rektumu kaplayan kanamalı yaralar.

     Varis ülseri
     Daha çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağın alt kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir.

     Çekum (caecum)
İncebarsakla kalınbarsağın birleştiği yerdeki kesedir. Bu bölgede, iltihaplanma, ülserasyon veya kanser görülebilir.

     Dil iltihabı
     Tıp dilinde Glossit denilen bu iltihaplanmanın nedeni, çürük dişler, dişeti iltihabı, sigara, çok sıcak veya çok soğuk şeyler yemeyi alışkanlık haline getirmiş olmaktır. İhmal etmemek gerekir. Çünkü dil kanseri veye dil ülseri belirtisi de olabilir. Yapılacak ilk iş , çürük dişleri tedavi ettirmek, ve kötü alışkanlıkları terk etmektir.

     İdrar yollarında yanma
     İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır.

     Kalınbağırsak iltihabı
     Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.

     Kusmak
     Midenin içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmaya kusmak, kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi mide hastalıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar, kanser, mide kanaması, mide fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması, zehirlenme, kansızlık, sarılık, tiroid hastalıkları, hamilelik ve çocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak hastalıkları sırasında kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır. Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.


Tarih: 04:31, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Ülseratif Kolit

Ülseratif Kolit
     Kalın bağırsağa ait bütün iltihabi hastalıklar "kolit" adı altında incelenmektedir. Amipli ve basilli dizanteri, kalın bağırsak veremi, ülseratif kolit, crohn hastalığı, akut veya kronik gastro enterit, spazmodik kolon ve iskemik kolit bunların başlıcalarıdır. 

     Ülseratif Kolit:


     Psikolojik bozukluklarla birlikte görülen bir hastalıktır.Çevreye uymakta zorluk çeken, kabiliyet ve şahsiyetleri ile uyuşmayan işlerde çalışan, sevmediği kimseleri e beraber yaşamak zorunda kalan insanlarda psikolojik stresslerle birlikte bağırsak hareketleri de fazla olur. Hareket fazlalığı sebebi ile kalın bağırsak zarında kanamalar ortaya çıkar. Daha çok 15 ila 35 yaş arası kimselerde görülür.

     B e l i t i l e r i :


     • İshal, dışkılama sırasında kanarnalar, karın ağrılan, zayıfla-
ma ve bitkinlik ile kendisini gösterir.
     • Kabızlığa dönüşen ara devreleri vardır.
     • Belirtiler ruhsal gerginlik sırasında ağırlaşır.

Tarih: 04:30, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Üre (BUN)

Üre (BUN)
   Kanda çok fazla üre bulunması hali.


N e d e n i : Vakaların çoğunda bu, bir böbrek yetmezliği işaretidir, çünkü üre, böbreklerin normalde kandan çektikleri başlıca artık maddedir.


B e l i r t i l e r i : Ü re, başlıca, protein yıkımından ortaya çıkan, az reaktif bir maddedir. Çeşitli vücut salgılarında ürenin bulunması istenmeyen sonuçlar doğurur. Tükürükle salgılanan üre, ağızda kötü bir tada ve kötü soluk kokusuna yol açar, çünkü, burada üre, mikro - organizmalar tarafından, amonyak'a yıkılır. Mide sıvısıyla salgılandığında, yıkım ürünleri ülserleşmeye ve mide iç yüzünün kanamasına neden olduğundan, kusma ve bulantıya neden olur. Diğer üremi belirtileri, baş ağrısı, baş dönmesi, geçirilmeyen hıçkırık ve ağır şekillerinde de, böbrek yetmezliği sonucu ortaya çıkan çırprnmalar ve komadır.

Tarih: 04:28, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Varikosel

Varikosel

     Varikosel; erkeklerde, torbalardaki ( testislerdeki ) toplardamarların genişleyip varisleşmesi sonucu içerisinde kan birikmesiyle oluşan bir hastalıktır.
Genelde 20 yaşından sonra ortaya çıkar. Kısırlık problemi çeken erkeklerin yarısında varikosel vardır. Sonradan kısır olan erkeklerde ise bu oran çok daha fazladır. Yani şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; varikosel kısırlığa yol açan ciddi bir hastalıktır.
Varikosel, yüzde 90 oranında sol testiste görülür. Sağ testiste ya da her iki testiste görülme olasılığı düşüktür. Fakat bir tarafta ortaya çıkan varikosel, daha sonra diğer tarafı da etkilemektedir.
Genelde sol tarafta görülmesinin sebepleri arasında; sol testisin daha yukarıda olması, bulunduğu pozisyon açısından kanı rahat boşaltamaması, solda basıncın daha fazla olması, sol toplardamarın daha uzun olması yer alır.

     VARİKOSEL NASIL ORTAYA ÇIKAR?

     Normalde testislerdeki (torbalardaki) toplardamarlarda, kanın geri akımını engelleyen kapakçıklar vardır. Bu kapaklar sayesinde kan geriye dönmeden tek bir yönde akar. Bu kapakçıklarda ortaya çıkan bir problem bu damarlardaki kanın geriye doğru basınç yapmasına yol açar ve kan birikmesi görülür. Bu birikme sonucu, damarlar genişler ve varis ortaya çıkar. Sol taraftaki toplardamarın, ana damara boşaldığı yer diktir. Bu yüzden kan, rahat boşalamaz. Sol testiste görülmesinin sebeplerinden biri de budur. Bu kan basıncı dolayısıyla testislerde ağrı görülür.

     VARİKOSELİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

     Varikosel hastalarının bir kısmında hiç bir şikayet yoktur. Hastalık, ancak yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda belirlenebilir. Bir kısım hastada ise belirgin şikayetler vardır.
Bu hastaların testislerinde, sürekli sancı şeklinde bir ağrı vardır. Bu bölgede ağırlık hissi görülür. Uzun süre ayakta durunca ağrı artar, uzanınca ise azalır.
Sıcak havalarda ya da ayakta dururken, testislerdeki damarlar belirgin bir hal alır. Torbaların çekildiği hissi uyanır. Varikosel ilerlediğinde, testisler küçülür ve yumuşar.

     VARİKOSEL NE GİBİ SORUNLARA YOL AÇAR?

     Varikosel, sperm üretiminin bozulmasına yol açarak kısırlığa sebep olmaktadır. Bu konuda bazı teoriler geliştirilmiştir; fakat kesin olarak varikoselin nasıl sperm üretimini bozduğu açıklanamamıştır.
İnsanda sperm hücreleri 35 derece sıcaklıkta gelişir. Vücut ısısının tek farklı olduğu yer testislerdir. Normalde vücut ısısı 36.5 derecedir. Varikosel sonucu bu ısı değişir. Sperm hücrelerinin üretimi bozulmaya ve hücre sayısı azalmaya başlar.
Bir diğer sorun ise,kan birikmesi sonucu (testis çevresinde) göllenme meydana gelmesidir. Bu kan birikmesi hücrelerin hareketini kısıtlar ve kandaki hormonlarla temas eden testisteki hücreler hasara uğrar.
     Ayrıca bu hastalık, bazı kişilerde kısır olma korkusu nedeniyle, psikolojik sorunlara yol açar. Tedavisi olduğundan dolayı böyle bir korkuya gerek yoktur.


Tarih: 04:26, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Varis

Varis 
     Toplardamarların genişlemesine ve şişmesine varis denir. Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan bacakların alt kısımlarında görülen varis, yalnızca estetik açıdan değil, sağlık açısından da önlem almayı gerektirir.

     Bu durum damarların deri yüzeyinde görünür hale gelip morarması ile kendini gösterir. Ayak bileklerinde şişlikler oluşabilir. Uzun süre ayakta kalındığında bacaklarda ağrı ve karıncalanma hissedilir.

     Normalde atar damarlar tarafından hücrelere kadar taşınan oksijenli kan, kullanıldıktan sonra ven adı verilen toplar damarlar tarafından kalbe taşınır. Her organın kendine ait, kirli kanı taşıyan bir toplar damarı bulunur. Hepsinde olmasa da genelde bu damarlarda kanı kalbe doğru yönlendiren ve geri kaçmasını engelleyen kapakları var.
     Vücudun tüm yükünü taşıyan bacaklardır. Kanın yerçekimine karşı ayak parmaklarından başlayarak yukarı doğru kalbe geri dönmesi, bir nehirin tersine akması kadar zor. Atardamarlarda kanı pompalayan kalptir. Bu görevi bacaklarda kas pompası adını verdiğimiz baldır adeleleri üstlenir. Özellikle dizaltındaki baldır adeleleri yürürken kasılarak kirli kanın büyük kısmını taşıyan kaslar arasındaki iç toplar damarları sıkıştırarak kanın kalbe doğru ilerlemesini sağlarken, kapaklarda kanın geri kaçmasını engeller.
     Tıpta kronik venöz yetmezlik adı verilen varisler (özellikle bacaklarda) bu mekanizmanın bozulması sonucunda toplar damarların belirginleşerek, genişlemesi ve kıvrımlaşmasıdır.
 
     Varis tedavi edilmezse ciltte çeşitli ödemlere sebep olabilir. İlerleyen varis kan dolaşımında da önemli problemlere yol açabilir. Bu yüzden varislerin ilerlemesine engel olmak gerekir.

     Ailesel yatkınlık varisin en önemli nedeni. Ayakta fazla kalmanın yanında hareketsiz uzun süreli oturmayı gerektiren işler de varise neden olabilir. Bunun yanında şişmanlık ve yaşlılık da risk faktörleri arasındadır. Hamilelik sırasında aşırı kilo alımı ve hormonal değişiklikler de varisin oluşmasında etkilidir.

     Kadınlarda daha sık rastlanmasının nedeni hormonal etkenlerin yanında, gebelikler ve uzun süre kullanılan doğum kontrol ilaçlarıdır.

    
VARİS SORUNU İÇİN NELER YAPMALI ?
     Uzun süre ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerin (özellikle kadınların), fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları önerilir. Bunu yapamadıkları zamanlarda ise ayaklarını ileri-geri hareket ettirerek baldır kaslarını çalıştırmaları gerekir.
Özellikle yürüyüş ve yüzme gibi sporlar varislerin gelişimini önlemede önemli bir role sahiptir.
Her fırsatta bacaklarınızı kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzatıp dinlenmeye gayret edin. Mümkün olduğunca hareketli bir yaşam tarzını benimseyin.

    
KAÇINMALARI GEREKEN DAVRANIŞLAR :
     *Varisten korunmak için uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta kalmaktan kaçınmak, düzenli olarak egzersiz yapmak, kilo almamaya dikkat etmek ve sigara, alkol tüketimini azaltmak gerekir.
     *Çok sıcak suyla banyo yapmak da varislerin ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak büyük önem taşır.
     *Dar pantolonlar da zararlıdır.
     *Baldır kaslarını çalıştırdığı için yüzmek iyi gelir. Ancak sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, sıcak kum ve güneşten uzak durulmalıdır.
     *Her akşam yatmadan önce bacaklara soğuk suyla yapılan duş masajı ve sırtüstü yatar vaziyette bisiklet çevirme egzersizi ertesi gün için rahatlık sağlar. Ayrıca yatağın ayak kısmını mümkünse yüksektmek gerekir.

Tarih: 04:25, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Vitiligo (Lökoderm)

Vitiligo (Lökoderm)
     Vitiligo, pigment kaybına bağlı deride beyaz, yama tarzında lekelerle giden bir deri hastalığıdır. Vücudun herhangi bir bölümü etkilenebilir. Sık tutulan alanlar: yüz, dudaklar, eller, kollar, bacaklar, genital bölgeler.

     Vitiligo kimlerde görülür?

     Yüz kişinin 1-2 sinde görülür. Hastalık, genellikle 20 yaştan önce başlar. 1/5 hastanın aile bireylerinde vitiligo vardır. Vitiligolu hastaların çoğunun genel sağlık durumu iyidir.

     Vitiligo neden oluşur ?

     Deri, saç, ve göz rengini belirleyen melanin pigmentidir. Melanosit denilen hücrelerde üretilir. Eğer bu hücreler melanin yapamazsa deri rengi açılır veya tamamen beyaz olur.

     Vitiligoya ne neden olur?

     Vitiligo, deriye renk veren melanosit adındaki hücrelerinin kaybı sonucu  oluşur.
Vücudun kendi bağışıklık sistemi melanositleri yıkar. Çünkü vücut cilde renk veren hücreyi zararlı bir madde gibi algılamaktadır.

     Vitiligo ağır psikolojik stressler sonrası ortaya çıkabilmektedir.(Bir aile ferdinin kaybı,deprem,iş ve aile hayatındaki ciddi uzun dönemli sorunlar)

     Vitiligo nasıl gelişir?

     Hastalığın seyri ve şiddeti kişiden kişiye değişir. Açık tenli kişiler, ya vitiligolu alanlar ile normal deri arasındaki renk farkını direkt fark ederler ya da bronzlaşmanın ardından fark edilir. Esmer kişilerde vitiligo yaz boyunca daha kolay fark edilir. Yaygın vitiligo, bazen tüm vücutta pigment kaybı yapabilir. Ne kadar pigment kaybı olacağını önceden kestirmek zordur. Tipik vitiligo, süt beyazı alanlarla kendini gösterir. Pigment kaybının derecesi her vitiligo plağında farklı olabilir. Vitiligo alanında pigment gölgeleri veya alanın etrafında koyu renkli halka olabilir.

     Vitiligo, genelde hızlı pigment kaybıyla başlar. Bu kayıp, bilinmeyen nedenlerden dolayı işlem duruncaya kadar devam eder. Pigment kaybı dönemlerini, pigmentin değişmediği dönemler takip eder. Bu siklüsler sonsuza kadar devam edebilir.

     Vitiligo hastalarında deri renginin kendiliğinden geri dönmesi nadirdir. Artık vitiligosu olmayacağına inanan hastalar, aslında tüm pigmentlerini kaybetmişlerdir ve derilerinde zıtlık yaratan alan kalmamıştır. Vücutlarında tek renk vardır ancak vitiligoları devam eder.


Tarih: 02:57, 1/11/2008
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Zehirli guatr (hipertiroidizm)

Zehirli guatr (hipertiroidizm)
      Tiroid bezesinin gereğinden daha fazla hormon salgıladığı guatr türüne zehirli guatr denir. Zehirli guatr, nodüllü veya nodülsüz olabilir. Nodülsüz zehirli guatr’a Basedow Graves Hastalığı da denilebilir. Nodüllü zehirli guatr, sıcak nodüllü zehirli guatr, sıcak otonom nodüllü zehirli guatr veya diğer nodül çeşitleri ile birlikte olabilir.Zehirli guatr’da çarpıntı, ellerde titreme, vücutta titreme, ani kilo kaybı, saçlarda dökülme, kaşıntı, boğazda dolgunluk hissi, aşırı iştah dolayısıyla çok yemek yeme ve çok su içme, aşırı terleme, çabuk yorulma, aşırı sinirlilik sık görülen şikayetlerdir.

      Bazı hastalar, bulantı, ishal, kusma ve çok sık dışkılamadan yakınır.Bunların hepsi birlikte olmak zorunda değildir. Bu şikayetlerin bazıları ön plandadır,  diğer şikayetler ancak doktorun sorgulaması ile ifade edilebilir.  Bazı hastalarda göğüs ve boyunda devamlı bir kızarıklık söz konusu olabilir. Nodülsüz guatrlı hastaların bazılarında gözlerde büyüme ve gözlerin ileriye doğru çıkması mümkündür.Hastaların muayenesinde; kalp atımının çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği, avuçiçlerinin nemli olduğu görülür.Bu hissedilen belirtiler, aslında zehirli guatrın vücut içinde yaptığı hasar ve etkilerden daha önemsizdir. Zira zehirli guatr başta kalp ve damar sistemi olmak üzere vücudumuzda bir çok organ ve dokuya kalıcı olabilen hasarlar verebilmektedir. Örneğin, kalbin büyümesi ve takiben kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kemik erimesi bu hasarların bir kısmıdır. Kısaca söylemek gerekirse, zehirli guatr, en yıkıcı ve tahrip edici guatr türüdür.

       TİROİD KRİZİ:

     Zehirli guatrda, yüksek hormonların kontrolden çıkması ile seyreden çok ağır bir durumdur. Yaşlı hastalarda ölüm oranı %25’e kadar yükselebilir. Acil tedavi gerektiren bir hastalıktır. Böyle bir durumda hasta, hastaneye yatırılıp tedavi edilir. 40 derece ve üstünde ateş, kalp çarpıntısının çok şiddetli olması, ishal ve kusma, ateş basması hissi, algılama bozuklukları bu krizin haberci ve belirtileri arasındadır.Bu tür hastalarda acil müdahele muhakkak tiroid konusunda deneyimli hekimlerce yapılmalıdır.

     ZEHİRLİ GUATR’DA GÖZ BULGULARI :

     Gözlerin ileriye doğru çıkması zehirli guatr’da hastaları ilk ele veren görüntüdür. Bu ileriye çıkış genellikle çift taraflı iken bazen tek taraflı olabilir. Ancak her zehirli guatr hastasında göz bulgusu olmaz. Özellikle nodüllü zehirli guatr hastalarında göz bulgusu sık değildir. Göz bulgusunun şiddetine göre hastada şikayetler olur; uyurken gözlerin kapanmaması, gözlerde kızarıklık, yanma, gözyaşı akıntısı, hatta cerhatli göz iltihapları görülebilir. Göz bulguları, zehirli guatrın kalıcı olarak tedavisinden (örneğin kapsül tedavisi ile) sonra önemli ölçüde düzelir. Ancak, hangi yöntemle olursa olsun, zehirli guatrın tedavisinden sonra (örneğin ameliyattan sonra dahi) sıklıkla ortaya çıkan tiroid hormon yetmezliği (hipotiroidizm) yeterli düzeyde tedavi edilmezse göz bulgular düzelmez ve hatta ilerleyebilir. Eski bilgilere dayalı ve hatta kasıtlı bazı iddiaların aksine, zehirli guatr tedavisinden sonra hastanın tiroid hormonları normalize edildikten sonra göz bulguları "daha kötü" olmaz.  Göz bulguları olan zehirli guatrlı hastalarda oto-antikorlar genellikle yüksektir.

      TİROİD ANTİKORU NEDİR?

    Vücut bağışıklık sisteminin normalde mikroplara karşı ürettiği proteinlere antikor adı verilir. Bağışıklık sisteminin “yanlışlıkla” veya "şaşırarak" ü

(Yazar Sevdan İle)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SEVDİM SENİ2008-12-14

Dert etme kendine inim inim inleme gönül,
sus bikere dinle çıkarsız sevdim seni.
üşürken ısınmaya hasret gecelerde yalansız sevdim seni.
ölüme esen sabah yellerinde yanarcasına sevdim seni.
aşkımız tarih yazarkende dillerde parçalanırcasına sevdim seni.
gözlerine bakamazkende,ağlarkende ve gözyaşlarımda boğulurkende sevdim seni.
sen sırtını çevirip gederkende...
hasret etmesözlerine damla damla ağlarken...
gel son kez dinle.
dört bi yanda sabah ezanlarında sevdim seni.
ellerini tutamazken,göğsünde uyuyamazkende,serseri olmayan namuslu duygularla sevdim seni.
bozkır kaldığım dağ yamaçlarında,yaşamakla-ölmek arasındaki ince çizgide,ödlek olmayan, yürekli bir sevgiyle sevdim seni.
sen şartlı sevdalarına yol alırkende,gözü kara sevdamla sevdim seni.
biliyorsun, yok demiştin bizim için umut...gel sen yüreğime unutmaktan söz et...
dedin diye...istedin diye...razı oldum, sustum.
şimdi paramparça dilim dişlerimde.sesimin çıktığı kadar,avaz avaz haykırıyorum...ölürcesine sevdim seni...

MURAT İNCE


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Baglantı

SEVDİM SENİ2008-12-13

Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutların beyazısın. Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla su’sun. Ne zaman bahar gelse, yağmur yağmur çiçek açar gökyüzünde sesin.

Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur gider yapraklarımı uzak diyarlara.
Sonbaharda kar yağar üzerime, üşür ömrüm. Yalnızlık kocaman bir dağ olup büyür gözlerimde. Gitme sevdamsın! Gidersen rotası belli olmayan gemiler alıp götürür umutlarımı ulaşamıyacağım yerlere...

Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini taşıyorsun!.. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin. Yaşamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz dağçiçeğim...

Ben seni ozanca sevdim türkünakışlım, aybakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabın güzelliği, yıldızların ışıltısısın sen karlı dağlarda, rüzgarların soluğu, güneşin dostluğusun. Umut, aşk ve alın terisin sen akalınlarda. Toprağa ekilen tohum, bahara söylenen aşkşarkısısın. Ceylan gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda... 

Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim çiçekleri kanar içimde her gece... Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi... Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar...

Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm... Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki kırgınlık... Gitme... Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben. Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim, en çok seni sevdim...

Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı. Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.

Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.

Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum; içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur... Gitme sevdamsın, ateşimsin, hasretimsin… Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın… Gitme, ben sana kalbimi verdim… Kalbimi de alıp gitme…


Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Baglantı

SEVMEKMiYDi SUCUM13.12.2008
 

Bir gün bir fotografin karsisinda durup basini kaldirip bakamayacak kadar  canin yanarsa, gözünden akan yuregine damlarsa, cana canan olmak icin can verirken hic birseyi olursan, herkesler bayram yaparken sen göge acip avuclarini ben ona yar dedim ey Rabbim  bana o yarin sevgi denizinden bir damla ver diye yalvarirsan, yanmadigin sicakligini avuclarinda, koklamadigin kokusunu teninde hissedersen,  iste canan cana nasil yanmis anlayacaksin... olmadigin bir  köprü üzerinde durup artik hayalinin bile orda olmayacagini görüp ve etrafindaki hic kimseye aldirmadan bir yol ortasindan durup  hickiriklarla aglayabilcegine inandigin gun cananin cana nasil asik oldugunu anlayacaksin..., Ciglik cigliga sesleniyor evimin duvarlarinda bu gün o siir GiT ARTIK BENDEN derken SUS ARTIK derken DOKUNMA .KiRLETiRSiN BEYAZLARI derken ALIN YAZISI GiBi GÖRME DEGiLiM BiR SEYiN OLMADIM HiC BiR SEYiN derken her cümle bir  kursundu delip gecti kanayan yüregimi bu gece ve döküldü cümlelerim... ama bilki acilar cok kanar ilk günler... sonra zamanla azalir kanamalar ama derindir yara dursada kanamasi izi hep orda kalacaktir..bir gün bir misra, bir gün bir sarki, bir gün bir sima hatirlatip yeniden  baslayacakjtir kanama.. seni bilmem ama ben artik sadece sende degil kendimdede bittim….

...HÜZÜN...


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

YASIYOR GiBi YAPIYORUM SADECE13.12.2008

Sen varken yaşıyormuşum.
Oysa şimdi,
Hasretinin gölgesinde kalmış bu şehir de
Yaşıyor gibi yapıyorum sadece.
Ya, neşeli şarkılar terk etmiş gittiğim bütün barları
Ya da ben seçer olmuşum, hüzünlü şarkılar çalanlarını
Her neyse, yaşıyor gibi yapıyorum dedim ya.

Unuttum çıplak ayaklarımla karda yürümeyi
Denemedim değil, denedim de
Nedense üşüdü ayaklarım
Yağmurlarda ıslanmak sen varken güzelmiş
Sen varken kokuyormuş tüm çiçekler
Senin bakışlarınla renk alıyormuş kelebekler
Gri bir gökyüzünün, siyah martısıyım şimdilerde
Uçmayı da unuttum ya
Uçuyor gibi yapıyorum sadece

Kaldırımları neden siyaha boyadılar bilmiyorum
Evlerin pencerelerinde neden çiçekler yok
Ne oldu bu şehre?
Güneş doğuyor mu acaba?
Ben bir seni özlerken!
Unuttuğum sabahlar haksız mı?
Arayıp sormuyorlarsa beni!
Haksız mı bu şehir? Kaybetmişse rengini!
Ve yaşıyor gibi yapmak ne demek
Bilir misin ?

alinti


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

ÇEKİL GİT DESEMDE GİTME2008-12-12

"Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi
Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim
En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin
Bende Git Desemde Gitme"

"Sana Git Dediğim Yalan
Yokluğun Bende Kalan
Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"

Çekil Git Artık Düşlerimden,
Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ?
Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden,
...Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık..

Dokunma, Kirletirsin Beyazları,
Konuşma, Tüketirsin Satırları,
Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık,
Çekil Git, Şafak Gelen Aralık...

Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden,
Sebebin Olurum, Yakanın Olurum,
Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden
Konuşma, Nefesini Al Benliğimden,
Ben Soluğunu Kesmeden,
Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden,
Git, Bir Daha Allah Aşkına, Hiç Dönmeden...

Yıkıl Git Artık Hayallerimden,
Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık,
Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden,
...Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık
Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi,
Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun,
Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin
Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi...

Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden,
Derdin Olurum, Korun Olurum,
Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden
Kal Yerinde Öylece, Ses Etme,
Mevsimler Solsun Senelerce,
Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece,
Öldü de, Bitsin Bu İşkence...

Ya da Bir Sonbahardı, Sarardı de,
Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de,
De ki, Gövdeden Dal Kırıldı,
Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı,
Sonra Toprağa Karıştı, Kurudu de, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...

...Ve Çekil Git Artık, Gölge Etme,
Alın Yazısı Gibi Görme,
Değilim Birşeyin, Olmadım Hiçbir Şeyin,
Çekil Git Artık, Ne Olur Çekil Git, Kötü Söyletme...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Kurudu de...
Sonra Toprağa Karıştı, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
Ne Dersen de...

MURAT İNCE


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Baglantı

AŞKLARIN EN GÜZELİ11.12.2008

Uzaklara dalıyor gözlerim. Bulutlar gri.. Bir rüzgar esiyor ve üşümeye başlıyorum.
Saçlarım yüzümü kapatıyor, elimle açmaya çalışıyorum..
Ama duruyorum sonra.. Belki de rüzgarın elleriyle dokunuyorsun saçlarıma...
Kapatıp aslımı tüm gerçeklere, suretime açıyorum ruhumu..
Sessizliği dinliyorum, içinden sesini duyacakmışım gibi.
Sanki birşeyler fısıldayacaksın bana, daha önce hiç duymadığım, hiç bilmediğim bir şey..

Ellerimle toprağı avuçluyorum, onunla karışıyorum hayata,
sen oluyorum, sendeki ben oluyorum biraz da..

Tüm dünyayı susturup, konuşmak istiyorum seninle, fikrimde bile olsa yeter bana..
Artık seninle ilgili en küçük bir düş, en küçük bir anı, en küçük bir ses, ufacık bir düşünce bile avutabiliyor beni.


Tanımlayamadım..
Varlığında içimdeki heyecan, yokluğunda yüreğimdeki korku muydu aşk?
Yarım kalmışları tamamlayamamanın verdiği huzursuzluk muydu yoksa?
Belki de sendin aşk bende, ben bunu hiç farketmedim.

Öğrendim..
Yokluğuna alışmayı, sensizlikte bir başıma savaşmayı.. Bunları hiç bilemem,
bilsem de öğrenemem, öğrensem de yaşayamam diyordum oysa.. Neleri öğretiyormuş bu hayat insana..

Unutmadım..
Seni unutmak aklımdan bile geçmedi, düşünmedim bunu hiç.
Öyle çoktun ki, hiç bir yere sığdıramadım seni. Ne aklıma ne de yüreğime..

Sözler bitti..
Böyle bitmemeliydi oysa, çok cümlesi vardı kurulacak bu hikayenin, senli, benli "biz" li öznelerle..
Daha o kadar söylenmemiş, ertelenmiş, yaşanmamış varken, yazmamalıydı hayat sonunu böyle..

Sustum..
Ağlamıyorum artık..Saymadığım kaç zamandır gözlerimden bir damla bile gözyaşı akmıyor.
Ne sana dair ne de hayata, içimde bir yerlerde gizliyorum onları da, seni gizlediğim gibi.

Sızlıyorum..
Zaman sarıyor elbet kanayan yaraları, gittikçe acısı azalıyor, ama geçmiyor bir türlü.
İnce ince sızlıyor saklı bir yerlerde, dokunulduğunda tekrar başlıyor acımaya.
Bir perde açılıyor önümde, geçmiş zamanlara dair.. Gözlerimi kapatıyorum..
Sendeki ben oluyorum..
İlk bakışın canlanıyor gözlerimin önünde, gülümseyişin..
Sonra gidiyorsun, ardından bakıyorum öylece durup ben de..
Durdurmak için bu gidişi, sarılmak istiyorum ellerine, yapamıyorum..
Kapanıyor perde...
Suretimi kapatıp aslıma dönüyorum yine..

Şimdilik;
Hoşçakal..
Aşkların en güzeli,
Kavuşur elim sana günün birinde,
Sarılıverir beline,
Dokunur tenim sana yeniden..
Hangi gün taşınır dönerim,
Bilinmez..

Boş kalacak yüreğim,
Söz verdim sana,
Ölene kadar...
Ben seni sana emanet ettim sonsuz sevdam..

Yüreğimin senli olan yanını alıp, ayak izlerimi bırakıp ardımda, yürüyorum sonu sana çıkan yollarımda...


ALINTI...


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

VEDA11.12.2008

Yine yağmur yine hazan
Sessizce ölür ozan
Kurur ırmak kurur toprak
Dökülür yeşil yaprak
Sımsıcacık gülümserdi
Türkülerde gülüş idi
Güle sığmaz bir kuş idi
Uçup gitti sonsuzluğa
Gül yok artık dal yok artık
Türkülerde söz bitti
Omzundaki kuş yok artık
Uçup gitti sonsuzluğa
Ben de gideceğim.
Bir dalganın köpüğünde martı,
Gemi direğinde yelken,
Aşkın yüreğinde sevgi olacağım.
Hadi bir ıslık çalın ezgisine binip gideyim
Gülen bir çocuk gösterin gülüşüne gideyim
Bana aşkı getirin öldürüp gideyim
Yine yağmur yine hazan
Sessizce ağla çocuk
Kurudu Irmakların,
Emziğinde bal bitti
Aşk bitti düş yitti
Ağla çocuk....
Suavi


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

221 sayfadan 33 . sayfa
geri | ileri