Ayrılığa ve hüzne dair ne varsa yüreğimde...
Bu anda sana anlatacaklarımın ne öncesi var, ne de sonrası.
Ne uzun uzun hazırlık yapıldı bu kelimeleri seçmek için, ne öylesine söylenmek istenildi sadece. Sadece bir yürek yangının alevlerinden haberdar olman adına... Sadece bir kül yığınından yeniden doğan duyguları bilmen için. Sana öyle anlatacaklarım var ki, hep kendimde sakladığım, hep saklanıp akladığım.
Ben o bildiğin, o kekeme, o meczup senin için.
Gölgelerini severdim hatıralarsan sen uyurken pencerenin altında. Hani sokak lambası sandığın ışık bendim. Donarken yaktığım, çakmağın aleviydi. Ki o alevdi temsilen sana olan aşkımı anlatan.
Ayrılığa ve hüzne dair ne varsa yüreğimden taşıyor şimdiki zamanlarda. Şimdiki zamanlarda gökler gri, bulutlar lacivert, yağmurlar irin. Ben o meczup, o kekeme aşık. Hep kendimde sakladığım duygularımı gel gör bu gece! Tutulamaz olmuşlar, dökülüyor. Dökülen her yaşta bir sevgi hücresi ölüyor.
Her hücrede saklı olan bir parçam toprağa akıyor. Seviyordum veya?.. Öldüm ya da ölüyorum.
Sadece bir yürek yangınından haberdar olman adına...
Gölgelerini severdim ben senin unutma! Unutma ki, "aşkım senin için ama senden bağımsız"... Sen sevmedin belki, belki idi imkansız?..
Hani sokak lambası sandığın ışık bendim donarken. Ben ağlarken senin mışıl mışıl uyuduğun. Bir gonca olup açarken sen, benim gün ve gün solduğum. Şimdiki zamanlarda gökler siyaha durmuş, bulutlar firar etmiş, güneş beni unutmuş.
Ben o bildiğin kekeme aşık, ben o meczup.
Gözlerinde yaş, gönlünde telaş...
yazan: doğan telkesen |