|
yine bir yokluk sabahında uyandım sensiz.... yine yok olduğun kahvaltı soframda, senden eksik olan mutfakta, "yokluk" dolu bir kahvaltı yaptım.... ve yine sen varmışsın(!) gibi şakalar yaptım, gülmeni görebilmek için... hayalimde dudakların, kulaklarımda kahkahaların yankılandı. ben yine çayı kravatıma döktüm, sen kızdın dikkatsizliğime... ben utandım beceriksizliğime...
yine bir yokluk sabahında, artık bomboş diyebileceğim evimde, hep kriz gibi gelen "özlem nöbetlerine" tutuldum. elim hemen telefona gitti ama telefonumu çoktan kapattırdığım geldi aklıma... ne yapayım... çok özledim...
günün saatlerinin nasıl geçeceği ve benim kimlerle muhatap olacağım anlamsız oldu yine...
sen yoksun diye çok ve daima sinirliyim... Sanırım yine bakkal Ahmet efendiye veya kapıcı Osman'a çatacağım bir bahane ile...
anlıyacağın "yine"lerle dolu sıradan bir gün beni bekliyor. Hepsinin üstünde ve hepsinden ayrı tek bildiğim ise, seni ÇOK özlediğim...
ne kadar "YİNE" yaşıyorum sensizlik ortamında...
yazan: doğan telkesen |