• Adam vardır kanat süpürtür Venüs'e... ve kitabı ağzına kadar ruhla dolu kutsal bir emanet değil,maddi refahına hizmet edecek bir hüddam olarak görür. CEMİL MERİÇ
• Ağlarım,ağlatamam,hissederim,söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım. MEHMET AKİF ERSOY
• Affetmek ve unutmak,iyi insanların intikamıdır. SCHİLLER
• Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi vardır. JOHN LYLY
• Aile hayatının güzelliği gibi hiç bir şey yoktur. OSCAR WILDE
• Akıl yaşta değil baştadır. Doğru bir söz fakat aklı da başa yaş getirir. C. SAHABETTİN
• Akıllı adam hem kitapları ,hem de doğrudan doğruya hayatı okur. LIN YUTANG
• Akıllı olmak da bir şey değil,mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır. DESCARTES
• Aklın üç ilkesi , iyi düşünmek , iyi söylemek , iyi yapmaktır. DEMOKRİT
• Aklın ve ilmin üç büyük düşmanı vardır: Kötülük, bilgisizlik ve tembellik. HAECKEL
• Alışkanlıklar bırakılmazlarsa , zamanla ihtiyaç haline gelirler. ST. AGUSTİNE
• Alışkanlıkların zincirleri,önce duyulmayacak kadar hafif,sonra kırılamayacak kadar güçlü olurlar. BENJAMIN DIZRAELI
• Allah, dolu ellere değil, temiz ellere bakar. P.SYRUS
• Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar. PESTALOZZI
• Arkadaşını yalnızken ikaz et,başkalarının yanında öv. PUBLIUS CYRUS
• Arkanı güneşe çevirme,gölgen önüne düşer. TAGORE
• Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur. ÇEHOV
• Aşk, dört nala giden at gibidir, ne dizginden anlar, ne söz dinler. KONFÜÇYÜS
• Aşk, duyguların şiiridir. BALZAC
• Aşk, dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır. BAILEY
• Aşkın gelişi, aklın gidişidir. ANTONINE BERT
• Aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur. SOKRATES
• Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır. MEVLANA
• Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir. ROOSEVELT
• Bana iyi analar veriniz, size iyi vatandaşlar vereyim. N. BONAPARTE
• Bana ya hürriyet verin, ya da ölüm. PATRICK HENGY
• Başarı , cesaretin çocuğudur. BENJAMİN DİSRAELİ
• Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar,hürriyete layık değildir. ABRAHAM LINCOLN
• Ben bilmediğimi bildiğim için , öteki insanlardan akıllıyım. SOKRATES
• Bencil insan , tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. TURGENYEV
• Bencillik dostluğun zehiridir. BALZAC
• Beni isterseniz dövün,ama bırakın istediğim gibi güleyim. MOLI'ERE
• Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. SOKRATES
• Bilginlerle beraber düşünmeli,halkla birlikte hareket etmelidir. BERKLEY
• Bilim ve sanat bütün dünyanın malıdır, milletlerin sınırlarını tanımaz. GOETHE
• Bilimsiz şiir, temelsiz duvara benzer. FUZULI
• Bir adamın şöhreti gölgesine benzer,yükseldikçe büyür, düştükçe küçülür. ALLEGRAND
• Bir düşünce bir ateşten daha çok ileriyi ısıtabilir. LONG FELLOW
• Bir gencin hata yapmasını önlersen,onun kararlarını da kendi kendine vermesini önlemiş olursun. JOHN ERSKIN
• Bir insanda kibir, hırs ve şehvet söz söylerken soğan kokar. MEVLANA
• Bir insanın tek başına mutlu olması , unutulacak bir şeydir. ALBERT CAMUS
• Bir iş yapmak için neden yarını bekliyorsun. Bugün de dünün bir yarını değil midir. ÖMER HAYYAM
• Bir kişiye yapılmış haksızlık , bütün topluma yöneltilmiş bir tehdittir. MONTESQUİEU
• Bir mermer parçası için heykeltıraş ne ise,ruh içinde eğitim olur. CERVANTES
• Bir okul açan , bir hapishane kapatır. VİCTOR HUGO
• Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. EBU HANİFE
• Bir şeyi bildiğin zaman , onu bildiğini göstermeye çalış.Bir şeyi bilmiyorsan , onu bilmediğini kabul et.İşte bu bilgidir. KONFÜÇYÜS
• Bir ulusun büyüklüğü , nüfusun çokluğu ile değil , akıllı ve erdemli kişilerin sayısıyla ölçülür. VİCTOR HUGO
• Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır. ALBERT EINSTEIN
• Bizce aklı başında adam yalnız bizim gibi düşünendir. LA ROEHEFOUCOULD
• Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik,bu dünyadan istediğimiz gibi gidemeyiz. ÖMER HAYYAM
• Bütün donanımıyla askere değil de elinde alfabesiyle öğretmene güvenirim. BROUGHAM
• Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. MEVLANA
• Camdan evde oturanlar başkalarına taş atmamalıdırlar. G. NERBERT
• Cennet anaların ayakları altındadır. HZ. MUHAMMED
• Cesaret cennete , korku ölüme sürükler. SENECA
• Cesaret insanı zafere,korkaklık ölüme götürür. SENECA
• Cesareti olmayan adamın başarısı olmaz. PULDIUS CYRUS
• Cesaretle dolu bir insan, inançla dolu bir insandır. CİCERO
• Cibilliyetsize ilim öğretmek,eşkıyanın eline kılıç vermektir. MEVLANA
• Çalışma , doğanın anasıdır ; mutlak bir dinlenme ölüm demektir. PASCAL
• Çiçek koku vermek,ateş ısıtmak,kadında mes'ud etmek için yaratılmıştır. G.GARDONY
• Çocuğa küçük şeylerden zevk almasını öğreten,ona büyük bir servet bırakmış olur. ETIENNEGILSON
• Çocuklara,babalarının yeteneklerine göre değil,kendi yeteneklerine göre meslek bulmak gerekir. PLATON
• Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretin. Konuşmasını nasıl olsa öğrenecektir. FRANKLİN
• Dedikodu,basit ruhlu insanların eğlencesidir. JORNEİLLE
• Dehanın ilk ve en büyük şartı hakikati sevmektir. GEOTHE
• Deney, aklın babası , belleğin anasıdır. THOMAS FULLER
• Dil , bir ulusun aynasıdır. Bu aynaya baktığımız zaman , orada kendimizin gerçek yankısını görürüz. SCHİLLER
• Doğru düşündüğüne inanan yanlış fikirlerle savaşmak zorunda kalır. MEHMET KAPLAN
• Doğruluk , insanın kalbinin en gerçek anlatımıdır. KONFÜÇYÜS
• Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter. A. NİHAT ASYA
• Dünya değirmen taşına benzer,her saat nice kalpler öğütür. SEYH SADİ
• Dünyada her şeye değer biçmek mümkündür, fakat öğretmenin eserine asla değer biçilemez. SOKRAT
• Düşüncesiz öğrenme , boşuna giden bir çabadır. KONFÜÇYÜS
• Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer. R. DİGEST
2. Timsahların ağızlarını açma güçleri kapama güçlerinden daha azdır
3. Karınca deliklerinin girişi her zaman kuzey"e bakar
4. En zehirli hayvanın altın kurbağa olduğunu biliyor muydunuz?
5. Bir insanın damarları arka arkaya konulduğunda dünyanın çevresini 2 defa dönenecek kadar uzunluktadır.
6. Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplar
7. Nobel barış ödüllerinin kurucusu Alfread Nobel aslında dinamit yapımcısıydı
8. Dünyanın en soğuk yeri güney kutbu olup sıcaklık -80 ve -90 civarındadır
9. Tarihte en uzun hakimiyette kalmış sülale Osmanlı sülalesidir: 623 yıl
10. 1533 yılında Rusyada hakimiyete gelmiş IV.İvan'ın kendi yerinde gözü olduğu gerekçesiyle öz oğlunu öldürmüştür.
11. Tarantulalar zehiri annesinden alır annesi de ölürmüş
12. Fransa Kralı XIV.Ludvig zamanında yapılan Versay sarayında tuvalet yoktu.
13. Noel babanın kıyafetleri onu yıllar önce coca cola’nın yarattığı için kırmızıymış
14. Kargalar ortalama 120yıl yaşarlar
15. Bir insan 1'den 1 milyara kadar 12 senede sayabildiğini biliyor muydunuz...
16. Zürafaların ses telleri yoktur.
17. Bir insanın damarlarının uzunluğunun dünyayı 200 kere dolaşabileceğini biliyor muydunuz?
18. yetişkin biri günde ortalama 25.000kez nefes alır
19. Bugün hayatınızın geri kalan günlerinin ilk günü...
20. Balıklar olan her şeyi 10 dakika sonra unuturlar
21. Bir bardak kolada yaklaşık 32 küp şeker bulunur.
22. Okyanusun en derin yerine inmek aya gitmekten daha zordur...
23. Ortalama alınırsa her yıl eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölen insan sayısından daha fazladır.
24. Bir gerpard saate 125km hizlan kosar
25. Jackie chan dünyadaki bütün dövüş sporlarında dünya şampiyonudur
26. Eskiden Mısırlılar beyin ameliyatından sonra kafayı dikmek için karıncaları kullanırlarmış.Karıncanın bir yerine basınca ağzı açılıyormuş bizim Mısırlılar da bunları ameliyat ettikleri adamın kafa derisiyle yüzünü birleştirmek için kullanıyorlarmış. Zekiler naparsın ....
27. Bir insanın ortalama 3 yılının tuvalette geçirdiğini??
28. En büyük insan Koreli bir iş adamı boyu 3 .10
29. Dünyanın en hızlı hayvanının cheetah olduğunu?
30. Bir maymunun kolunda 25 milyon kıl vardır
31. Normal yaşam süresinde ölen bir insan hayatının 12 yılını uyuyarak,6yılını banyo yaparak,5 yılını yolda geçirir ve 30 yılını seks ile
32. Sanılanın aksine köpekler yeşil ve kırmızı rengi ayırt edebilirler, renk körlülüğüyle alakaları yoktur.
33. Biliyor musunuz bir elektrik kablosu ile bir kadının arasındaki eşitliyi???? İkisi çıplak iken tehlikelidir
34. ''Ünlü satranç ustası Kasparov saniyede 120 hamle düşünebilmektedir.'' ifadesi kesinlikle yalandır. Kasparov saniyede 2!! hamleden fazla hesaplayamadığını kendisi itiraf etmiştir
35. Filler fare gördüklerinde kaçmaktansa onu yemeyi tercih ederlermiş
36. Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
37. Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır.
38. Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90cm. kadar uzuyor.
39. Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg.
40. Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz.
41. İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir..
42. Hapşırdığımız zaman, kalbimiz de dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarımız bir an için durur...
43. Kadınlar erkeklere oranla, iki kat daha fazla göz kırpar...
44. Eğer Barby gerçekten yaşasaydı, vücut ölçüleri 97-72-82 cm olacaktı...
45. İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar, ama yetişkin olduklarında bu sayı 206'ya düşüyor.
46. Külot giymediği için, Donald Duck'in çizgi filmlerinin Finlandiya'da oynatılması yasaktır...
47. Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur..
48. Buckingham Sarayı'nda 602 oda bulunuyor.
49. Tom Sawyer daktiloda yazılan ilk romandır.
50. Mexico City her sene 25cm. kadar batıyor...
51. Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton.
52. Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.
53. Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.
54. İnsanlar beyinlerinin %10'unu kullanırlar.
55. Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman, 23 yaşındaydı.
56. Sağ elini kullanan insanlar, sol elini kullananlara göre, ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar.
57. Bir insan hayatı boyunca, ortalama iki yılını telefonda konuşarak harcıyor...
58. 18 Şubat 1979 tarihinde sahra çölüne kar yağmıştı.
59. Bir big mac hamburgerin ekmeğinde, ortalama 170 adet susam bulunuyor.
60. Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda, her tepsiden bir zeytini kaldırarak, 1987 yılında, 40 bin dolar kâr etmiştir.
61. Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu, babalar gününde ediliyor.
62. Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar.
63. Galatasaray’ın Ankaragücüne attığı bir golde topa değen son 6 kişi Ankaragücü’lü futbolculardı.
64. Köpeklerin Gözleri Sadece Siyah Beyaz Görür Tıpkı Eski Türk Filmleri Gibi
65. Bir çocuğun ağzındaki mikrop sayısı köpeğin ağzındaki mikrop sayısından daha fazlaymış
66. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir
67. Toprak solucanları dondurulduktan sonra, oda ısısında tekrar hayata döndürülebilir.
68. Brine karideslerinin yumurtaları kurutulduktan sonra dahi, tuzlu suda canlandırılabilir.
69. 1 erkek devekuşu 6 dişiyle 1 günde çiftleşebilir ,bütün dişiler aynı yuwada kawga etmeden yaşarlar,ve en önemlisi yavrular çıkana kadar yumurtaların üstünde erkek devekuşu oturur..
70. Zürafaların ses telleri yoktur
71. Bizler yani beyaz insanlar nasıl zencileri ve de Çinlileri (Japon falan da olabilir) birbirlerine çok benzetiyorsak, onlarda bizim için aynı şeyleri düşünmektedirler.
72. Kutup ayıları daha az enerji harcamak için(vucut ısılarını korumak için) arka ayaklarını ön ayaklarının izine basarlar.
73. İnsanlar her hapşırdığında kalbinin 0,8sn. durduğunu biliyor muydunuz?
74. Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.
75. Dünyada en derine dalan kuş türü imparator penguenleridir. Bu kuşlar yiyecek aradıkları sırada tam 255 metre derine dalarlar. yani bu kuşlar yaklaşık 18 dk nefessiz kalıyorlar!!!
76. Mikrobu ilk olarak mikroskop altında gören kişi Anton van Leeuwenhoek'tir.
77. Eğer bu hızla giderse dünyadaki kirlenme yüzünden bir kaç yüzyıl içinde yaşamın tamamen son bulacağını (tabii insanların gen haritasının bulunması da yaşamın sona ermesini engelleyemeyecek
78. Tüm dünyada yılda tam 16 Milyon tane fırtına çıkar.
79. Bir yılda gözümüzü tam 4 200 000 kez kırpıyoruz.
80. Sinekkuşları, saniyede tam 60 kere kanat çırparlar!
81. En büyük hücre devekuşu yumurtasıdır
82. Başkan John F.Kennedy,20 dakikada 4 gazete okuyabiliyordu.
83. Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
84. Günümüzdeki evliliklerin %50si boşanmayla sona ermektedir.
85. Bir okyanusun en derin yerinde,demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
86. Geçen 3500 yılın,sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır
87. Hİpopotamlar insanlardan daha hızlı koşarlar.
88. Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır
89. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
90. Ev kazalarında ölenlerin ve yaralananların bir yıldaki sayısı trafik kazalarında ölenlerin sayısına eşittir.
91. Dünyada ilk defa bir Müslüman(Saadettin Teksoy) kutuplarda namaz kılmıştır.
92. Türkiye’de Mehmet adında 1milyon 229 bin kişi var
93. Bir okaliptüste yaklaşık 3 ton su vardır
94. Dünyada kıtalar her yıl birbirlerine yaklaşık 1 cm yaklaşırlar
95. Ege denizi eskiden büyük bir kıta idi oluşan depremler sonunda Ege denizi meydana geldi .
96. Kurbağaların zehirli bir böcek yuttuklarında(arı gibi) midelerini ağızlarından çıkarıp temizlediklerini biliyor muydunuz?
97. Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
98. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
99. İnek sütünün pH değeri 6'dır.
100.Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
101.Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
102.Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
103.Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
104.Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
105.Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
106.Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
107.Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
108.Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
109.Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
110.Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
111.Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
112.İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
113.Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
114.Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
115.Kanada, Kızılderili dilinde "büyük köy" anlamına gelmektedir.
116.İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
117.Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
118.Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
119.Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
120.Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı.
121.Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
122.Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.
123.İlk çamaşır makinesi 1907 yılında Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı.
124.Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.
125.Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.
126.ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
127.Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar.
128.Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
129.Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
130.Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
131.İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
132.Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.
133.Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
134.Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
135.Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
136.Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
137.Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
138.Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. 139.Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
140.Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
141.Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
142.Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
143.Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
144.Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin'dir.
145.Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarel k bir alanı kaplar.
146.Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
147.Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
148.Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
149.Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
150.Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.
151.Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
152.Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
153.Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
154.Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.
155.Mickey Mouse'dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat'di.
156.Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
157.Salatalığın yüzde 96'sı sudur.
158.Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
159.Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
160.Timsahlar renk körüdür.
161.Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
162.Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
163.Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.
164.Havuca rengini karoten verir.
165.İnciler sirkede erir.
166.Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.
167.İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000'dir.
168.Rodin'in ünlü 'Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir.
169.En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır.
170.Sihirli sözcük 'abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
171.Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı.
172.Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
173. Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır. 174.Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
Biraz killi toprak suyla karıştırılır, sonra... Seramiğin inanılmaz başarı öyküsü, yaklaşık 20 bin yıl önce böyle başlamıştı. Bu mucizevi madde günümüzde artık kırılan kemiklerin yerini alıyor, sağlıklı fren sistemlerinin üretiminde kullanılıyor, türbinlerin daha hızlı çalışmasını sağlıyor ve teknolojiyi uzaya taşıyor. İnsanoğlunun en cesur hayallerini gerçekleştiren bu maddenin sırrı ne?
Almanya'nın Buching kentinde bulunan ve çevreden pek de dikkat çekmeyen bir binalar kompleksinde, teknoloji tarihine geçecek yeni bir başlık daha yazılıyordu. Kapalı kapılar ardında, grafit seramiğinden küçük silindir şeklinde bir piston üretildi. Gece kadar siyah ve 50-100 milimetrelik yarıçapa sahip bu küçük mucize, yeni kuşak otomobil motorlarında devrim yaratmaya hazırlanıyor.
Buching'deki Sintec Seramik GmbH şirketinin yöneticisi Ulrich Goetz, gelecekte bütün motorlu araçların karbon pistonlarla çalışacağını iddia ediyor. Şimdiye kadar kullanılan alüminyum örnekleriyle kıyaslandığında pek çok avantaj sunuyor: çok daha güçlü, yakıt ve yağ kullanımından tasarruf sağlıyor, daha hafif, zararlı emisyonlar daha düşük ve sıcağa karşı daha dayanıklı. Dirençli ve ucuz, doğaya saygılı ve sağlıklı. Araştırmacıların, mühendislerin ve endüstrinin düşleriyle isteklerini harekete geçiren bu madde, 21. yüzyılın kilit malzemelerinden biri olarak nitelendiriliyor.
Seramiğin sadece mutfak ve banyolara döşenen fayans ve karoların üretiminde kullanıldığı dönemler çoktan geride kaldı. Yüksek teknoloji üretim teknikleri ve mükemmelleştirilmiş sentetik hammaddeler, o basit seramiği, sadece otomobillerde değil, hava, uzay ve raylı sistem araçlarında, bilgisayar ve makine üretiminde, tıpta, elektrik nakil sistemlerinde, üretim teknolojisinde, ev işlerinde de kullanılabilecek esnek bir yüksek teknoloji harikasına dönüştürdü.
Günümüzün en çağdaş ve teknolojik maddesi, ilginçtir ki, aynı zamanda insanların ürettiği ve kullandığı en eski sanatsal malzeme. Öyküsü 20 bin yıldan önceye, insanoğlunun su karıştırıldığında kilin yoğrulabilir ve şekil verilebilir olduğunu keşfettiği Eski Taş Devri'ne kadar uzanıyor. Kilden yapılan kırılgan formlar, ateşte bırakıldığı zaman sertleşiyor ve daha dayanıklı hale geliyordu. Bu, teknik gelişim tarihi açısından çok önemli bir andı.
El sanatları alanında ilk üretilenler, büyük olasılıkla ibadet amaçlı kullanılan ve insan ile hayvanları tasvir eden kil heykelciklerdi.
Neolitik Çağ'da (M.Ö. 6.-2. yüzyıllar) kilden heykellerin yanı sıra, günlük kullanım amacıyla kaplar da üretiliyordu. O zamana kadar su ve hamur tekneleri ağaçtan oyuluyor, keseler tabaklanmış hayvan derilerinden dikiliyor ve su kapları kurutulmuş kabaklardan yapılıyordu. Ama ateşte pişirilen kil kaplar ve tencereler yiyecekleri ve sıvıları daha iyi saklıyordu.
Bu, özellikle besin maddelerinin saklanmasında ve ticari faaliyetlerde eşsiz bir adım oldu. Şerit halinde süslemeleri olan kilden kaplar, bütün Avrupa'da ve Asya'da çok sevilerek üretilen, satılan eşyalardı. Arkeologlar, kısmen bu sanatsal süslemelerden yola çıkarak kapların anavatanını bulabiliyorlar.
Ozon’un delinmesine neden olan kloroflorokarbon gazının salınımını yasaklayan Montreal Protokolü işe yarıyor. Japon araştırmacılar Ozon tabakasındaki deliğin 2050 yılında kapanacağını öngörüyor.
İSTANBUL - Antarktika’nın üstünde yer alan Ozon tabakasındaki deliğin 2050’de bütünüyle kapanması bekleniyor. Ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbon gazlarının salınımını kaldıran Montreal Protokolü 1987 yılında imzalanmıştı.
Atmosferin üst kısımlarında bulunan Ozon tabakası Güneş ışınlarını filtreliyor. Bilim insanları 1980’lerin başında, uydu ve yer istasyonlarından Ozon tabakasında bir delik açıldığını farkettiler. Montreal Protokolü’nü müteakip yıllarda gösterilen gayret sayesinde, Ozon tabakasında 1990’lı yılların ortalarından itibaren kısmi bir düzelme görüldü.
2050’DE KAPANMIŞ OLACAK
Ozon deliğinin kapanması bir ömür alacak. Japonya’daki Ulusal Çevre Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Eiji Akiyoşi, bilgisayar modellemelerinde gelinen noktada Ozon’daki deliğin 2050 gibi kapanmış olabileceğini belirtiyor. Bilim uzmanları, ozon tabakasındaki deliğin 2020’den itibaren küçüleceği ve 2050’de de kapanacağını öngörüyor.
Ancak bazı araştırmacılar ABD ve Kanada’daki klima makinelerinin hala Ozon’da düşman gazlar çıkardığını vurguluyor; hükümetler protokole attıkları imza uyarınca yeni ürünlerde Ozon dostu teknolojilerin kullanılmasını şart koşuyor.
MONREAL PROTOKOLÜ İŞE YARADI
Ozon tabakasındaki deliğin önüne geçmek için 1987 yılında toplanan Montreal Protokolü, deliğin açılmasına neden olan kloroflorokarbon ve diğer gazların kullanımını kaldırmıştı. ABD dahil birçok ülke bu protokole imza atmıştı. Ancak ne yazıkki küresel ısınmaya neden olan karbon gazının salınımını önlemeyi amaçlayan Kyoto Protokolü o kadar şanslı değil. Dünyadaki karbonunun yüzde 25’ini üreten ABD, protokole imza atmayınca çabalar aynı oranda etkili olamıyor.
Teknoloji : Teknoloji akıl almaz bir hızda ilerliyor. 20 sene önceki yaşama baktığımızda Dünya'nın nasıl bir hızda ilerlediğini görmemiz hiç de zor değil. İlk bilgisayar bir oda kadar büyüktü. Ondan sonra masaüstü bilgisayarlar büyük rağbet gördü. Herkesin hayalinde bir bilgisayar vardı. Ancak teknolojinin hızla ilerlemesi onlarında hantallığını gözler önüne serdi. Çünkü artık diz üstü bilgisayarlar mevcuttu. Hatta “ pocket pc ” diye tabir ettikleri avucumuzun içine sığabilen bilgisayarlar icat edildi. 5-6 sene öncesine kadar piyasada doğru düzgün cep telefonu yokken şimdi akıl almaz özelliklerle karşımıza çıkan cep telefonlarına ne demek gerekir. İşte yaşamımızın bir parçasına haline gelen, günlük hayatta kullandığımız birçok elektronik eşya gittikçe küçülüyor. Peki bu küçülme nereye kadar devam edecek? Altında yatan teknoloji nedir? Gelecekte bizleri bekleyen kolaylıklar ve tehlikeler neler? İşte bütün bu sorulara tek bir cevap Nanoteknoloji.
Nanoteknoloji nedir?
Kaliforniya'daki Foresight Enstitüsü başkanı Dr. Eric Drexler, Massachusetts Institute Of Technology'deki eğitimi sırasında, biyolojik sistemlerden esinlenerek molekülsel makineler yapılabileceğini önermiş ve nanoteknoloji kelimesini ilk kez ortaya çıkarmıştır. Nanometre ( metrenin milyarda biri ) ölçeğindeki fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların anlaşılması, kontrolü ve üretimi amacıyla, fonksiyonel materyallerin, cihazların ve sistemlerin geliştirilmesidir. Nano, yunanca da cüce anlamına geliyor. Nano biriminin daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle bir örnek verebiliriz. Bir saç teli yaklaşık 80 bin nanometre genişliğinde. Hal böyle olunca bu birimin ne kadar küçük olduğunu şimdi daha iyi algılayabiliriz. Nanoteknoloji uygulamaları özellikle sanayi, enerji ve bilgisayar sektörlerinde devrim yapacağı tahmin ediliyor. Nanoteknoloji ilk hedef olarak, moleküler gelişimi hedef alıyor. Amaç, fiziğin kurallarına aykırı düşmeden, çok ucuza doğanın yapı taşlarını sınırlamak, hatta daha da küçültmek. Bunu elektronik alet yapımında, materyallerde ve makinelerde uygun hale getirebilmek çok önemli. Bilim adamları, geçmiş yıllardaki moleküler seviyedeki üretim çabalarını “ boks eldiveni giyerek Lego parçalarını birleştirmeye ” benzetiyorlar. Nanoteknoloji ile bu boks eldivenlerini çıkartıp olağandışı şeyler üretmeye başlayacağız.
Nanoteknolojinin Sağlık Alanındaki Etkileri Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü (GYTE) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali ATA, “nanoteknoloji”nin sağlık alanında da önemli gelişmelere yol açacağını belirterek, bu gelişmelerin, özellikle kanser tedavisinde yeni açılımlar yaratacağını anlattı. Doç. Dr. ATA özellikle kanser tedavisinde yeni açılımlar yaratacağını ve yakın zamanda kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin kalkacağını belirtti. “Lokal bazda, vücuda zarar vermeden tedavi yoluna” gidileceğini söyleyen Doç. Dr. ATA “ Nano sistemlerin verimli bir şekilde insanlığın kullanımına sunulması sonucu, hayat standartlarında önemli ilerlemeler” olacağını vurguladı. Ayrıca vücuda enjekte edilen nanorobotlar, vücuda zararlı maddelerin yok edilmesi, zarar gören organların tamiri gibi birçok konuda insan vücuduna yardımcı olabilir. Nanoteknolojideki gelişmelerle insanoğlu tüm hastalıklara bağışıklık kazanabilir. Patentlerin %64'ü ABD'li Kuruluşlara Ait Peki bu işin içinde kimler, ne düzeyde çalışmalar yapıyor diye sorduğunuzda, öncelikle A.B.D. diyebiliriz. Ülkenin en güçlü ekonomiye sahip eyaletlerinden California ve New York'un ardından Oregon da, vergilerden nanoteknolojiye daha fazla ödenek ayıracak. Özel sektörün yatırımları itibariyle, A.B.D. şirketleri 1.7 milyar dolar ile dünya lideri olurken, Asya kökenli şirketler nanoteknolojiye 1.4 milyar dolar ayırıyorlar. Mevcut 88 bin 546 nanoteknoloji patentinin yaklaşık yüzde 64'ü A.B.D.'li kuruluşlara ait. Nanoteknoloji alanında araştırma yapan kuruluşlardan Nanosys, Quantum Dot, Molecular Imprints, Frontier Carbon ve Catalytic Solutions sektörün en büyükleri. Uzmanlar küçük şirketlerin geliştirdikleri katma değerli projeler sayesinde gelecekte büyük şirketler tarafından satın alınacağını öngörüyorlar. Aralarında GE ve Intel gibi devler de olmak üzere 1500 şirket nanoteknoloji alanına yatırım yapıyor. Nano Tüpler: Çelikten 10 Kat Güçlü, 6 Kat Hafif IBM firması, nanoteknoloji yoğun kullanımlı çiplerin kendi adıyla anılmasını başarmak üzere. Çiplerde ve flash belleklerde kullanılmaya başlanan bu teknoloji, aslında normal koşullarda üretilen çiplerin üzerine bir katman olarak silikon nanokristallerin yerleştirilmesi mantığına dayanıyor. Silikon benzeri polimer de bu alanda kullanılıyor. Yapılan araştırmalar, moleküler ölçekli elektronik uygulamaları ilk kez “parça” düzeyinden çıkarıp, çalışabilen “devre” düzeyine taşıyor. Ama 1 trilyon devreyi 1 santimetre kare alana sığdırıp bağlantılarını geliştirmek, çalışırken moleküler yapılarının değişmesini önlemek, bütün bunları hızlı ve ucuz bir biçimde yapmak pek de kolay görünmüyor. Silikon çok küçük boyutlarda detektörler yapmak için ideal, ama nanoteknologları en çok heyecanlandıran başka bir madde daha var: karbon nanotüpler. 1991'de, bir Japon araştırmacı tarafından tesadüfen keşfedildi. Nanotüpler, içi boş silindir halinde sarılmış karbon atomu yaprakları. Bu yapraklar, iki ucunda birer şapka olan tavuk şişine benziyor ve sıra dışı özelliklere sahip. Çelikten 10 kat güçlü, 6 kez hafif. Köprü, uçak ve uzay asansörü yapmaya çok uygun. Tek sorun, laboratuar kaynaklı en uzun nanotüpün 10 milimetre boyunda olması. Türkiye İşin Neresinde Birçok ülkenin milyon dolarla destek verdiği projelere, ne yazık ki ülkemizde gereken önem tam manasıyla verilmiyor. Ve yakın zamanda bu işten yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir pasta olacak. Ve bu işi yakından takip eden ve patent alan ülkeler ülke ekonomisine çok büyük katkıda bulunacaklar. Doç. Dr. Ali ATA, ABD'de 2000 yılında 500 milyon dolarlık bütçeyle Ulusal Nanoteknoloji Merkezi kurulduğunu, GYTE'nin ise bu teknoloji için 1 milyon dolarlık yatırım yaptığını bildirdi. “Nanoteknoloji” nin öncelikli çalışma alanlarının “enformasyon, enerji ve biyoloji” olduğunu ifade eden Doç. Dr. ATA, “GYTE'nin nanoteknoloji dalında, en büyük ulusal merkezlerden biri olacağını” açıkladı. Hedeflerinin hidrojen enerjisini gündeme taşımak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. ATA “Hidrojenle elektrik üretilmesi, hafif ve çok dayanıklı malzemelerin üretilmesi gibi konuları kapsayacak araştırma merkezi kurulduğunu” belirtti. Ayrıca Doç. Dr. Ali ATA “Nanoteknoloji, tarım ve sanayi üretiminde işsizlik yaratabilecek, petrol,altın,elmas ve para değersiz, kitle imha silahları ise herkese erişebilir hale geleceğini” vurguladı.